Nilgün Stauch Nilgün Stauch PremiumModerator

Reklamın Amacı Nedir?

Reklamın Amacı Nedir? Reklamın genel amacı; hedef tüketicilere bir ürün veya bir hizmeti duyurmak, ürüne, markaya, işletmeye karşı tüketicilerde olumlu bir eğilim oluşturmayı sağlamaktır. Diğer bir deyişle reklam, doğrudan satış ya da kar sağlamayı kolaylaştırmaya yönelik iletişim kurmaktır. Buna göre reklam; hedef tüketiciyi, reklamı yapılan ürünün ya da hizmete ilişkin farkında olmamaktan olmaya, reklam mesajını anlamaya, önerilen satış vaadini kabul ile satın alma arzusu yaratarak hedef tüketicileri satın alma davranışına yöneltmeyi amaçlar.Reklamın beklenen, gerçekleşmesi istenen ana amacı; üreticinin pazara sunduğu ürünün satılmasını sağlamak ya da satışı devam eden bir ürünün pazar tarafından varolan talebini artırmaktır. Reklamın satış amacı kısa vadede ve uzun vadede olmak üzere iki biçimde görülür. Kısa vadede reklam, tüketicileri motive ederek kısa bir zaman dilimi içinde o mal yada hizmeti satın almaya ikna etmeye çalışır. Uzun vadede ise firmalar reklam sayesinde ürettikleri mal yada hizmetleri tanıtarak, tüketiciye getireceği yararları göstererek o mal ve hizmete karşı talep yaratmayı amaçlar. Reklamın, ister uzun vadede isterse kısa vadede satış amacını taşısın şu ortak amaçları içerir; * Tüketiciyi ya da aracıya bilgi vermek, ürün ya da hizmeti hatırlatmak ve satışa ikna etmek, * Mal ya da hizmetin satışını sağlamak, * Toptan ve perakendeci satıcıya yardımcı olmak, * Mal ya da hizmete karşı talebi artırmak, * Talebin yaratacağı fiyat esnekliğini en aza indirmek. Satış ve iletişim reklamın ana amaçlarıdır. Ancak bu amaçlardan başka üreticilerin reklam yaparken elde etmek istedikleri özel amaçlar da vardır. Bunları şöyle sıralayalım; *İşletmenin saygınlığını sağlamak, * Kişisel satış programın desteklemek, * Dağıtım kanallarıyla ilişkileri geliştirmek, * sektördeki genel talebi artırmak, * Malı denemeye ikna etmek, * Malın kullanımını yoğunlaştırmak, * Malın tercihini devam ettirmek, * İmajı doğrulamak ya da değiştirmek, * Alışkanlıkları değiştirmek, * İyi hizmeti vurgulamak, * Tüketiciyi eğitmek, * Önyargı, yanlış ve olumsuz izlenimleri düzeltmek, * Piyasaya egemen olmak ve monopol yapıya geçmek, * İşletmenin prestijini artırmak. Kaynak: http://www.yigitoglu.org
Serkan Türkeli Serkan Türkeli
Olumlu tutum vesaire kısmına çok katılmıyorum... Reklam isteğin ihtiyaca dönüştürülme sürecidir. Öyle ki önce ihtiyaç veya ihtiyaç olması muhtemel mal hizmet veya fikir tasarlanır ve yaygınlaştıktan sonra tasarlanan ürün insan davranışlarını yönetmeye başlar. En tipik örnekler insan yaşamı için elzem olmayan TV, TLF vesairenin sosyal hayatttaki boyutudur.. Bu ürünün yönetmesi veya hegamonyası(ayrıntılar için Gramsci) insanlar zamanla sıkılır ki buda toplumun huzursuzluğu hastalıklarına yol açar diyor bazı üstadlar..
Nilgün Stauch Nilgün Stauch PremiumModerator
Reklamlar gündelik yaşantımızın adeta bir parçası durumuna gelmişlerdir.Peki Reklamın Etkileri nelerdir?
Nilgün Stauch Nilgün Stauch PremiumModerator
Nilgün Stauch schrieb:
>Reklamlar gündelik yaşantımızın adeta bir parçası durumuna >gelmişlerdir.Peki Reklamın Etkileri nelerdir?
Reklamın Amacı: Reklam yoluyla genel talebi artırmaktır, ikna etmektir, eğitmektir, prestij yaptırmaktır, ilişkileri geliştirmektir. AMA Reklamın Etkileri: Reklam yoluyla insanların doğal arzularının tahrip edilmesi, gereksinim duymadıkları dışındakileri satın almaya yönlendirilmek yani satiş hızını hızlandırmaktır . en önemlisi çocukları olumsuz yönde etkileyerek gerçekte gereksinimleri olmayan ürünlere yöneltiliyor ,beslenme alışkanlıkları değiştiriyor ve anne,babaları zor durumda bırakıyorlar.
Serkan Türkeli Serkan Türkeli
Anti kapitalist vesaire olma gibi niyetim olmadığını belirterek başlayayım. Kapitalizm virüs ve insan gibidir. Eğer bir kırılma veya büyük değişiklik olur ise bu yeni talep oluşturur ve talep var ise düzgün olsun yada olmasın arz eden aktörler çıkar. Marx göremediğin tek şey belkide yenilik son dönem popüler adı ile inovasyondu. Talebin sıradanlaşması, rakiplerin çoğalması gibi olumsuz etkileri alabilecekti. Reklam nedir? Çoğu zaman -mış gibi yapmaktır:)) Örneğin: Fransızlar bizden üzüm alıp şarap yaptılar. Üzüm çekirdeği boşta kalınca 40 prof. imza attırıp ufak kitapçık çıkarıp migroslarda üzüm çekirdeği sattılar. Yüce Türk milleti üzümün içinde çekirdek olduğunu düşünmeden bunu aldı ve yedi.. Özet: Reklam kapitalizmin devamlılığı için insan nefsini harekete geçiren ve algısında isteği ihtiyaç algılatan faliyetler bütünüdür.
Nilgün Stauch Nilgün Stauch PremiumModerator
Eğer hayata yeniden başlama imkanı olsaydı, reklamcılığı bütün diğer işlere tereddütsüz tercih ederdim” diyen Amerika eski başkanlarından Franklin Roosevelt bir döneme damgasını vurmuş bu sözüyle gerçekte neyi vurgulamak istemişti? Dünyanın en güçlü insanı olarak adlandırılan Amerika başkanı, neden reklamcılığı sahip olduğu özel konum ile değişmek istedi? Acaba bunun sebebi, temel olarak ‘Bilgilendirme’, ‘Hatırlatma’, ‘İkna etme’, ‘Değer katma’ ve ‘Örgütün diğer amaçlarına yardımcı olma’ fonksiyonları taşıyan reklamların, giderek insanların hayatlarını yönetme ve yönlendirme gücü kazanmış olması olabilir mi? Yaklaşık yüz sene önce söylediği “Reklamlar git gide, yaşamları yönetir hale gelmektedir.” sözüyle Sir Winston Churchill, diğer insanların göremedikleri neleri görebilmişti? Bir hikaye vardır, reklamcılar iyi bilirler. Dünyaca ünlü petrol şirketi Shell’in Amerikalı yöneticileri Vatikan’da Papa ile yalnız görüşmek istemişler. Dışardakiler merakla odadan gelen sesleri dinliyorlarmış. “Kabul ederseniz bir milyar dolar veririz”. Papa, “Hayır kabul edemem” diyormuş. Yöneticiler ısrarla teklif bedelini arttırıyorlarmış. 2 milyar dolar…5 milyar dolar…..10 milyar dolar…..Papa yine de, “İmkansız, olamaz” diye diretiyormuş. Kapıda tartışmayı dinleyen kardinaller dayanamayarak odaya girip Papa’ya “Bu paraya ihtiyacımız var, niçin kabul etmiyorsunuz?” dediklerinde Papa’nın cevabı: “Amerikalı dostlarımız, bütün kiliselerde okunan dualardan sonra papazlarımızın (Amin) yerine (Shell) demelerini öneriyorlar. Nasıl kabul ederim” olmuş. Kimilerine göre; yaratıcılığın ahlak sınırlanırını zorladığı bir nokta; kimilerine göre yaratıcılığının sınırsızlığının en güzel göstergesi. Ancak açık olan, gerçekliği tarşılan bu hikayenin, aslında “Reklamın Önlenilenemez Yükselişini ve Gücünü” insanlara göstermesi. Geçmişe baktığımızda; reklamcılığın ilk ve orta çağlarda çok ilkel şekilde, genellikle çığırtkanlar ve tellallar aracılığıyla yapıldığını görürüz. Eski Yunan’da kasaba tellallarının esir, sığır ve mal satımında sokak sokak dolaşarak, malları ayaklı duyuru şiirleriyle övmeleri ilk sözlü reklama örnek olarak gösterilebilir. 1450 yıllarında Gütenberg’in Matbaa makinesini buluşu ile reklamcılıkta çığır açılmıştır. Ticari reklamcılık ise gerçek anlamda, gazetelerin yaygınlaşmasıyla doğmuş ve gelişmiştir. Televizyonun ve radyonun icad edilmesi, Reklamcılığı fişeklemiş, özellikle son elli yılda, reklamcılık alanında büyük yatırımlar yapılmıştır. Gittikçe önemi artan, sanatsal özelliklerinin yanında bir bilim dalı haline gelen reklamcılık, ülke ekonomilerinin itici gücü olmuştur. İktisadi yaşamın bir parçası olan reklamın giderek artan gücü, bir çok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. İletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla reklam, toplumsal yaşamda etkileri tartışılan bir olgu durumuna gelmiştir. İnsanları bilgilendirerek toplumsal iletişim sağladığını, ticaret yaşamını canlandırdığını, alınacak bir mal için seçenekler getirdiğini, bölgeler arasındaki kültür farklılıklarını ortadan kaldırmaya yardımcı olduğunu vb. ileri sürerek reklamın yararlarından söz edenler olduğu gibi, kişiyi, pahalı olmasına karşın belli mallara bağımlı kıldığını, özenti uyandırarak hiç gereksinimi olmayan bir malı almaya kışkırttığını, reklam masraflarının son çözümlemede alıcının cebinden çıktığını, etkililiği ve çarpıcılığı nedeniyle çocukların ve gençlerin kültürel gelişmelerini gerilettiğini ileri sürerek, reklamın zararlı yönlerinin de olduğunu vurgulayan düşünürler de bulunur. Her ne olursa olsun, reklamın çok farklı işlevler taşıdığı açıktır. Ekonomik hızı düşen, hatta sıfıra inen bir toplumda dahi reklam, işlevini değiştirip yararlı hizmetlerde bulunabilir. Birçok tüketim ürünleri piyasadan kalksa ya da tüketicinin satın alma gücü azalsa bile reklamla daha değişik, örneğin; otomobil kullanılmasını özendirmek yerine, kitle araçlarını tercih ettirmeye yönelik, toplum açısından o an için daha geçerli, yararlı önlemler alınabilir. Trafik kurallarına ne şekilde uyulacağı, enerji tasarrufu için neler yapılabileceği, yabancı turistlere nasıl yardımcı olunacağı, bir yabancı dil öğrenmenin, bir sporla uğraşmanın yararları reklam hizmetleriyle duyurulabilir. Bu doğrultuda reklam sosyal bir sorumluluk ve görev üstlenebilir. Türkiye kasa fişi kullanımını yıllar önce devlet televizyonunda gösterilen, “Önce alışveriş, sonra fiş” reklamı ile öğrenmedi mi? İsveç’te, hükümet, trafiği soldan sağa çevirdiği yıllarda, bu değişikliğin tanıtımını, -bir yarışma sonucu- büyük bir reklam ajansına vermiştir. Ve belli bir gün, belli bir saatten sonra bu yeni düzene geçişte, başarılı reklamlar sayesinde, bir tek trafik kazası olmamış, bir tek trafik suçu işlenmemiştir. Meksika’da, vergi kaçakçılığının önlenmesi amacıyla, vatandaşların hükümete nasıl yardımcı olacakları, televizyonda ve basında yoğun reklam kampanyalarıyla halka gösterilmiş ve bu konuda yüksek bir başarı sağlanarak vergi kaçakçılığında azalma görülmüştür. Bu doğrultuda reklamların aynı zamanda toplumsal bir ödevi ve gücü olduğu unutulmamalıdır. Reklamcılığın temel amaçları halkın eğitilmesi, doğru bilgilendirilmesi, aradığını kolay bulmaya, kolay almaya ve fiyatını öğrenmesine yardım etmek olmalıdır. Reklamcılıkta muhatabınız bütün toplumdur. Yaptığınız bir hata geniş çapta yayınlanacağından bir çok kişiyi etkileyebilir. Bu sebeple reklam sektöründe çalışanların duyarlı ve dikkatle hareket etmeleri, toplumsal sorumluluk anlayışıyla profesyonel düşünceyi birleştirmeleri gerekir. Bir reklamın sıkça söylediği gibi; “Kontrolsüz güç, güç değildir!”. kaynak:danisment.com