UAE/TURKISH BUSINESS RELATIONS

UAE/TURKISH BUSINESS RELATIONS

Posts 1-1 of 1
  • Ercan ALPTÜRK
    Ercan ALPTÜRK    Premium Member   Group moderator
    The company name is only visible to registered members.
    FİNANSAL VE VERGİSEL BOYUTUYLA PETROL PİYASASI
    FİNANSAL VE VERGİSEL BOYUTUYLA PETROL PİYASASI

    Ercan ALPTÜRK-Yeminli Mali Müşavir,İSTANBUL

    I-GİRİŞ:
    M.Ö. 2000 yılında Babil tabletleri “naptu” adıyla petrolden söz ediyor. Sümer, Asur ve Babil uygarlıkları petrolü stratejik bir hammadde düzeyinde kullanıyorlardı. Öyle ki Hammurabi kanunları gemi kalafatlama da önemi büyük petrol türevi maddelerle bu sektörde çalışan insanların kalafatlama ücretlerine ilişkin hükümler içermektedir. İnsanlığın ortak mirasının en görkemli parçalarından biri olan Babil’in asma bahçelerinde “bitumen” (zift) kullanıldığı biliniyor. Bilinen ilk petrol savaşının geçmişi de oldukça eskilere dayanmaktadır. Babil Kralı Marduk-Nadik-Ahhe’nin tahta çıkmasını izleyen yıllarda Asurlularla savaşması-nın nedenleri arasında , Fırat’ın sularını tutmak kadar Hit dolaylarındaki nafta pınarlarını denetleme isteğinin de rolü olduğu bilinmektedir.

    Dünya ekonomisi ile uluslararası siyaseti doğrudan etkileyen önemli gelişmelerin altında yatan tek gerçek enerjidir.Ülkelerin kalkınmasında vazgeçilmez unsurların başında gelen enerji ve dolayısıyla petrolün önemi daha da artmıştır. Doğalgaz kullanımının artması ile birlikte gözden düşeceği tahmin edilen petrol, hala talep görmeye devam etmektedir.

    Enerji ve petrol kullanımı ülkelerin kalkınma düzeyinin ve insanların yaşam standardının bir ölçüsüdür. Ancak kalkınma düzeyi arttıkça, petrol ve doğalgaza olan bağımlılık da artmaktadır.2001 yılında 3.8 milyar ton olan yıllık dünya hampetrol arzının 2005 yılında 4.2, 2010 yılında ise 4.7 milyar ton olacağı tahmin edilmektedir. Dünya tüketiminin de aynı paralelde seyredeceği, tüketimin 2001-2005 yılları arasında %1.9, 2005-2020 yılları arasında %2.2 artacağı düşünülmektedir.

    Yerküre içerisinde organik materyalin başkalaşımı ile oluşmuş ve gözenekli kayaçlar içerisinde depolanmış sıvı haldeki hidrokarbonlara ham petrol adı verilmektedir. Pet- rolün başındaki "ham" terimi bir hammadde olduğunu ve henüz işlenmediğini gösterirken, ham petrol, rafinerilerde bileşenlerine ayrıştırılarak (damıtılarak) günlük yaşamımızda kullandığımız pek çok ara madde ve akaryakıt ürünleri elde edilmektedir. Ham petrolün rafinerilerde arıtılması ve işlenmesi sonucunda, ortalama olarak % 43 benzin, %18 fuel oil ve motorin, % 11 LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı, propan veya propan-bütan karışımı), % 9 jet yakıtı, % 5 asfalt ve % 14 oranında diğer ürünler elde edilmektedir.

    Ham petrolün kimyasal bileşimi oldukça karmaşıktır. Tipik bir ham petrol örneği, 18 farklı hidrokarbon ailesine ait yaklaşık birkaç bin kimyasal madde içerir. Petrolün içerdiği bileşenlerin tamamının detaylı analizi oldukça zordur. Petrolün yapısının bu derece karmaşık olması, basitleştirilmiş sınıflama tekniklerinin kullanılmasını zorunlu hale getirmiştir.

    Yaygın olarak kullanılan bir sınıflama yöntemi petrolü parafin bazlı ve asfalt bazlı olarak ikiye ayırmaktır. Parafin bazlı petrollerden düşük sıcaklıklarda parafin adı verilen bir katı madde ayrışır. Parafin, asitlere karşı dayanıklı, eter, kloroform, karbon disülfit gibi kuv- vetli solventler tarafından çözülemeyen bir katıdır.Asfalt bazlı petroller, damıtma sonucunda artık olarak koyu renkli (siyah) bir katı faz oluştururlar. Asfalt, eter, kloroform, karbon disülfit gibi kuvvetli solventler tarafından çözülebilen bir maddedir.

    Akaryakıt; benzin türleri, nafta (hammadde, solvent nafta hariç), gazyağı, jet yakıtı, motorin türleri, fuel-oil türleri ile Kurum tarafından belirlenen diğer ürünlerini, akaryakıtla harmanlanan ürünler ise metil tersiyer bütil eter (MTBE), Etanol vb. (yerli tarım ürünlerinden denatüre olarak üretilenler ile biodizel hariç ) akaryakıt ile eşdeğer vergiye tabi olan ve olacak ürünleri ifade etmekte ve kapsamaktadır.Solvent olarak bilinen grupta da kimya ve sanayi tesislerinde tüketilen veya yeni kimya ve sanayi mamulleri üretiminde kullanılan petrol ürünleri yer almaktadır.

    Vergileme alanında son yıllarda yaşanan gelişmelerin en önemlilerinden ya da dikkat çekenlerinden birisi kuşkusuz “environmental taxes” adı verilen, çevresel kaygılarla vergileme yapılmasına veya bir diğer deyişle vergilemenin çevresel amaçlarla kullanımına ilişkin trendin kazandığı önemdir. “Kirletenin ödemesi” ilkesine dayalı, “negatif dışsallıkların” telafisini hedefleyen bir vergileme yapılması giderek popülerlik kazanmaktadır.(3)

    II-YASAL DÜZENLEMELER KAPSAMINDA PETROL VE PETROL ÜRÜNLERİ PİYASASI:

    5015 sayılı Petrol Yasası;(4) bu konuda ilk başvurulacak yasal düzenlemelerden birisidir.Bu Kanunun amacı; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır.

    İlgili Yasanın 3.maddesine göre; petrol ile ilgili;
    a) Rafinaj, işleme, madeni yağ üretimi, depolama, iletim, serbest kullanıcı ve ihrakiye faaliyetlerinin yapılması ve bu amaçla tesis kurulması ve/veya işletilmesi,

    b) Akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınması zorunludur. Kurum, geliştireceği ilke ve ölçütler doğrultusunda, iletim ve işleme faaliyetlerinde lisans alma zorunluluğuna muafiyet getirebilir. Lisans vermede taahhüt üzerinden işlem yapılamaz.

    Yasa’nın 5.maddesine göre; “rafinerici lisansı” sahipleri, 9 uncu maddede sayılan faaliyetlerin yanı sıra; lisansına işlenmek koşuluyla;tesisi içinde veya civarında işleme, depolama ile yakınındaki diğer tesislere boru hatları ile taşıma ve sahip olacağı dağıtım şirketi ile akaryakıt dağıtımı faaliyetlerinde de bulunabilir. Rafinerici kendi dağıtım şirketine tanıdığı şartları kendisinden akaryakıt talep eden diğer dağıtıcılara da kategori bazında tanımak zorundadır. Ulusal güvenlik açısından ihtiyaç duyulan akaryakıt ve diğer ürünlerin üretimi ve teslimi önceliklidir. İlgili madde hükmüne göre; rafinericiler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı taktik yakıtların üretim kabiliyetini ürün talebi halinde sağlamak ve korumakla yükümlüdür.

    “Dağıtıcı lisansı” sahipleri, akaryakıt olarak tanımlanan ürünlerin dağıtım hakkına Petrol Yasası’nın 6. maddesine göre sahip olmaktadırlar. Bu madde kapsamında; “dağıtıcı lisansı” sahipleri, kendi mülkiyetlerindeki veya sözleşmelerle oluşturacakları bayilerinin istasyonlarına akaryakıt dağıtımının yanı sıra, serbest kullanıcılara akaryakıt toptan satışı ve depolama tesislerinin yakınındaki tesislere boru hatları ile taşıma faaliyetlerinde bulunabilirler. Dağıtıcılar başka akaryakıt dağıtıcılarının bayilerine dağıtım yapamazlar. Dağıtıcıların kendi işlettiği istasyonlar aracılığı ile yaptığı satış, dağıtıcının toplam yurt içi pazar payının yüzde onbeşinden fazla olamaz. Dağıtıcıların yurt içi pazar payı, toplam yurt içi pazarın yüzde kırk- beşini geçemez. Dağıtıcı, kendi işlettiği istasyonlara sübvansiyon ve bayi istasyonlarından farklı uygulama yapamaz.

    Yasa’nın 8. maddesi hükmüne göre; bayiler lisanslarının devamı süresince; bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması, tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünlerin akaryakıta katılmaması ve istasyonunda bulundurmaması, ile yükümlüdürler. Bayiler ve dağıtıcılar, lisanslarına göre kurdukları akaryakıt istasyonlarını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) bildirerek işletmeye başlarlar. Akaryakıt istasyonları, gerekli tedbirleri alarak tarım sektörünün ihtiyaçları için tanker ve köy pompası vasıtasıyla LPG hariç akaryakıt satışı yapabilirler.Akaryakıt ve LPG istasyonları arasındaki mesafeler, aynı yönde olmak üzere, şehirler arası yollarda on kilomet reden, şehir içi yollarda bir kilometreden az olmamak üzere EPDK tarafından çıkarılacak ve 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe girecek yönetmelikle düzenlenecektir.

    Petrol Yasası’nın 10. maddesinde fiyatların oluşumu ile ilgili yasal düzenlemeler mevcut bulunmaktadır.Buna göre; petrol alım satımında fiyatlar en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluşur. Yerli ham petrol için, teslim yeri olan en yakın liman veya rafineride teşekkül eden "Piyasa Fiyatı" fiyat olarak kabul edilir.Bu piyasa fiyatı, Türkiye'de üretilen ham petrolün Türkiye içinde veya dışında en yakın erişilebilir dünya piyasasında, evsaf ve izafi ağırlık bakımından normal olarak mutat ayarlamalara göre tespit edilmiş emsal petrolün belirlenen serbest rekabet fiyatına, aynı evsafta ham petrolün dünya piyasasından Türkiye'de teslim yeri olan limana veya rafineriye kadar getirilmesi için gerekli bütün giderlerin yarısının eklenmesi ve fakat Süveyş Kanalı geçişi ile Batman veya civarında üretilen ham petrolün Batman rafinerisinde oluşan piyasa fiyatına Batman-Dörtyol Boru Hattı geçiş ücreti hariç oluşan fiyat veya erişilebilir dünya piyasası mevcut olmadığı takdirde üretici tarafından Türkiye'de teslim edildiği yerde vergiler hariç fiilen uygulanan satış fiyatı olarak kabul edilir.Üretimi yapılan yerli ham petrole emsal olarak, 26 API ve daha hafif petroller için Arab Medium (31 API) petrolünün, 26 API den daha ağır petroller için Ras Gharib (21.5 API) petrolünün otuz gün vadeli fiyatları esas alınır ve yerli ham petrol ile emsal alınan petrol arasındaki gravite farkının fiyat bakımından değerlendirilmesinde;

    1. Emsal petrol ile yerli petrol arasındaki her bir 0.1 API gravite farkı için 2 ABD cent emsal petrolün varil fiyatına ilave edilir veya çıkarılır. Ancak bir alt gravite grubunun fiyatı üst grubun fiyatından yüksek olamaz.

    2. Emsal ham petrolün Türkiye'ye getirilmesi için gerekli bütün giderlerin hesaplanmasında, "Worldscale" de ilan edilen nominal navlun baz alınır, LR-2 sınıfı tankerler için tespit edilen AFRA yüzdesinin uygulanması ile nakliye maliyeti hesaplanır.

    3. Gravite ayarlaması ve nakliyenin eklenmesi suretiyle bulunan fiyata (C+F) yürürlükteki sigorta mevzuatı ve primleri uygulanır. Tehlike ve harp hali sigorta primi uygulaması Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının değerlendirmesine tabidir. İkinci bir değişikliğe kadar uygulanacak sigorta primi miktarı yüzde 0.075'i aşamaz.

    4. İthalde alınan gümrük vergi ve resimlerin ilave edilmesiyle yerli ham petrolün piyasa fiyatı bulunur. Yurt içi kara nakliye ücretleri için akaryakıtların fiyat teşekkülündeki nakliye rayiçleri alınır.

    5. Piyasa fiyatı tekliflerinde, T. C. Merkez Bankası tarafından açıklanan aylık döviz satış kuru ortalaması, petrol birimi olarak varil, metrik ton ve döviz cinsi olarak ABD Doları kullanılır. Piyasa fiyatlarına esas olan unsurların uygulamasında ortaya çıkabilecek sorunları değerlendirme ve çözmeye Kurul yetkilidir.

    6. Rafinericiler, ham petrol üreticilerinin teklifi halinde oluşan bu asgarî fiyatlardan yerli ham petrolü alırlar ve ham petrol temininde yerli ham petrole öncelik tanırlar. Rafinericiler ham petrol üreticilerinin bu asgari fiyat veya bunun üzerindeki fiyat tekliflerine onbeş gün içinde yazılı olarak cevap verirler. Rafinericiler üreticilerin aleyhine olacak teslim yeri ve şartlarında maddi talep ve teklifte bulunamazlar. Fiyat uyuşmazlıkları Kurumun hakemliğinde en geç otuz gün içerisinde tarafları bağlayacak şekilde sonuçlandırılır.

    7. İthal ham petrol fiyatları dünya afişe fiyatları doğrultusunda yapılan petrol anlaşmalarına ve spot piyasa değerlerine göre temin edilebilen fiyat olarak değerlendirilir. Fiili itha lata ait bilgiler aylık olarak Kuruma bildirilir.

    8. Rafinerici ve dağıtıcı lisansı kapsamında yapılan piyasa faaliyetlerine ilişkin fiyatlar, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa oluşumu dikkate alınarak, lisans sahipleri tarafından hazırlanan tavan fiyatlar olarak Kuruma bildirilir.

    9. İşleme, boru hatları ile bağlantılı olmayan lisanslı depolama ve taşıma faaliyetlerinin tarifeleri, lisans sahiplerince hazırlanarak Kuruma bildirildikten sonra uygulanır.

    10. İletim lisansı kapsamında yürütülen taşıma ve bu hatlarla bağlantılı tesislerdeki lisanslı depolama faaliyetlerine ilişkin tarifeler, lisans sahiplerince hazırlanarak Kurul onayını müteakip uygulanır. Kurul, tarife onay istemlerini müracaat tarihini takip eden otuz gün içerisinde karara bağlar.

    11. Ancak, petrol piyasasında faaliyetleri veya rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte anlaşma veya eylemlerin piyasa düzenini bozucu etkiler oluşturması halinde, gerekli işlemlerin başlatılmasıyla birlikte, her seferinde iki ayı aşmamak üzere, faaliyetlerin her aşamasında, bölgesel veya ulusal düzeyde uygulanmak için taban ve/veya tavan fiyat tespitine ve gerekli tedbirlerin alınmasına EPDK yetkilidir.

    12. Belirli bölgelere ve belirli amaçlara yönelik olarak fiyatlara müdahale edilmeksizin kullanıcıların desteklenmesinin usul ve esasları ile miktarı Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.

    Petrol Yasası’nın uygulamada en önemli maddelerinden birisi de “ulusal marker” yükümlülüğü ile ilgili 18’nci madde hükmüdür.İlgili madde hükmüne göre; rafinericiler ve dağıtıcılar yurt içinde pazarlayacakları akaryakıta, rafineri çıkışında veya gümrük girişinde kurumun belirleyeceği şart ve özellikte marker ekleyeceklerdir. Rafinerici ve dağıtıcılar, her yıl Şubat ayı içinde o yıla ait pazarlama projeksiyonlarını EPDK’na bildirecek ve bu projeksiyona göre EPDK tarafından temin edilecek ulusal marker yine EPDK tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre rafinerici ve dağıtıcılara akaryakıta eklenmek üzere teslim edilecektir. EPDK, ulusal marker ve idari ve teknolojik yöntemler ile bir denetim sistemini kurmak, Valilikler ise, görevli elemanların başvurusu halinde denetim amaçlı alınacak numunelerin kullanıcı ve bayilerden alınmasını ve emniyetini sağlamakla yükümlüdürler. Numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı ve alınan numunelerin laboratuvar analizi ile teknik düzenlenmelere uymadığı tespit edildiğinde, Petrol Yasası’nın 19 uncu maddesinde yer alan hükümleri uygulanacaktır.

    III-ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU VE PETROL PİYASASI:

    4628 sayılı Yasa ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuş, daha sonra 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu adını almıştır. Kuruma, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile petrol piyasasını, 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ile de sıvılaştırılmış petrol gazları piyasasını düzenleme ve denetleme görevleri verilmiştir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu 19.11.2001 tarihinde görevine başlamıştır.

    Bu Kanunların amacı; elektriğin, doğal gazın, petrolün ve LPG'nin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir enerji piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.

    IV-OPEC VE DÜNYA PETROL PİYASASINDAKİ YERİ:

    “Organization of Petroleum Exporting Countries” kelimelerinin baş harflerinden oluşan OPEC sözcüğü, kısaca petrol ihraç eden ülkeler organizasyonunu betimlemek için kullanılır. OPEC'in kuruluş amaçlarından en önemlisi dünyada petrol fiyatlarını stabil hale getirmektir. 11 gelişmekte olan ülkenin katılımı ile oluşturulan organizasyonun üyeleri; başta Suudi Arabistan olmak üzere, İran, Irak, Cezayir, Endonezya, Kuveyt, Libya, Nijerya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Venezuela’dır.

    OPEC sepet fiyatı petrol ihraç eden ülkeler organizasyonuna dahil ülkelerin uyguladığı fiyatlandırma mekanizması ile belirlenmiş ortalama fiyattır. Ortalama petrol fiyatı belirlenirken yedi farklı referans petrolün ortalaması kullanılmaktadır. Referans petrollerden altısı OPEC üyeleri tarafından üretilirken, yedincisi ise (Istmus) OPEC üyesi olmayan Meksika tarafından üretilmektedir. Referans petroller sırasıyla;

    1. Suudi Arabistan-Arap hafif petrolü
    2. Birleşik Arap Emirlikleri- Dubai petrolü
    3. Nijerya- Bonny Light
    4. Cezayir- Saharan Blend
    5. Endonezya- Minas
    6. Venezuela- Tia Juana Light
    7. Meksika- Istmus olarak belirlenmiş ve kabul edilmiştir.

    2001 yılı istatistik bültenine göre kanıtlanmış petrol rezervleri en yüksek olan ilk beş ülkenin sırasıyla; Suudi Arabistan, Irak, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’tir. 2001 yılı istatistik bültenine göre en çok petrol üreten ilk beş ülke ise sırasıyla Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, İran ve Meksika’dır.

    V-ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ BOYUTUNDA PETROL VE PETROL ÜRÜNLERİ:

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ek (1) sayılı listede petrol ürünleri bulunmaktadır.Söz konusu ürünler, benzin, mazot,gazyağı,fuel-oil ve LPG ile bunların türevi olan petrol ürünlerinden meydana gelmektedir. Ayrıca, “solvent” olarak bilinen ürün de bu kapsamdadır.

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Akaryakıt Tüketim Vergisi ve Akaryakıt İstikrar Fonu yürürlükten kaldırılmıştır.

    ( 1 ) sayılı listenin ( A ) cetvelinde yer alan petrol ürünleri ile ( B ) cetvelinde yer
    alan solvent ve benzeri ürünlerde verginin konusunu teşkil eden işlemler, bu malların ithalatçıları ile imalatçıları tarafından teslimidir. Buna göre, ( I ) sayılı listede yer alan malların ithali vergiye tabi olmayacak fakat ithalatçıları tarafından ilk teslimi vergiye tabi olacaktır. Türkiye’de üretilen petrol ürünleri ve solventlerde ise verginin konusu teşkil eden işlem, malların rafineriler dahil imalatçıları tarafından teslimidir.Öte yandan, rafineri dışında diğer kişi ya da kuruluşların kapsama giren ürünleri imal edip teslim etmeleri de verginin konusuna alınmıştır.

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7’nci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan hüküm ile Milli Savunma Bakanlığı,Jandarma Genel Komutanlığı,Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ihtiyacı için bu kuruluşlara veya bunlar adına hareket edenlere petrol ürünlerinin tesliminde istisna tanınmaktadır.Aynı fıkranın (b ) bendi ile petrol arama ve istihsal faaliyetinde bulunan kuruluşların, bu amaçla kullanacakları petrol ürünlerinin bu kuruluşlara tesliminde vergi istisnası tanınmasına ilişkin 6326 sayılı
    Petrol Kanunu hükümlerine özel tüketim vergisi yönünden de işlerlik kazandırılmıştır.

    Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (1 ) sayılı listenin (B) cetveli üzerindeki vergi yükünün çok az olması nedeniyle, akaryakıt ürünlerine yasal olmayan bir şekilde katılan ve kamuoyunda “solvent” olarak adlandırılan mallardan oluşmaktadır.Bu nedenle, haksız kazanç sağlanmasının önlenebilmesi amacıyla söz konusu malların vergi tutarları, katılabile- cekleri akaryakıt ürünlerinin vergi tutarlarına eşit hale getirilmiştir.Bu malları girdi olarak kullanan imalatçılara ek yük getirilmemesi açısından tecil-terkin müessesesi düzenlenmiş olmaktadır.Söz konusu malları (1) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde girdi olarak kullanan imalatçıların Bakanlar Kurulunca belirlenecek tutar dışında özel tüketim vergisi ödememeleri sağlanmaktadır.Bu suretle alınan malların 12 ay içinde (1) sayılı listedeki mallar dışında ki malların imalinde kullanıldığının ispat edilememesi halinde zamanında alınamayan vergi, vade tarihinden itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesine göre, belirlenen gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur.Ancak, bu kapsamda teslim edilen mallara ait verginin 213 sayılı V.U.K.’da belirtilen mücbir sebepler dolayısıyla terkin edilememesi halinde bu vergi, tecil edildiği tarihten itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 48’nci maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte alıcıdan tahsil edilecektir.

    Sözü edilen solvent türü maddelerin ithali Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın izni ile gerçekleşmekte olup, ithalata ilişkin uygulama ilgili Bakanlık tarafından hazırlanan Solvent, Bazyağ ve Madenyağ İthalinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ile yürütülecektir.

    Maliye Bakanlığı, tecil-terkin uygulamasına yönelik olarak, 1 Seri No’lu ÖTV Genel Tebliği’nde uygulama esaslarını belirlemiştir.Söz konusu Tebliğ’e göre; uygulamadan sanayi sicil belgesini haiz imalatçılar yararlanacaktır.İlgili mükellefler, solvent ve türevlerini ÖTV mükelleflerinden alımında bunları (1) sayılı listenin dışındaki malların imalinde kullanacaklarına dair talep ve taahhütname ile sanayi sicil belgesinin onayı veya noter tarafından onaylanmış örneğini vereceklerdir.ÖTV mükellefleri bu malları teslim ederlerken, Bakanlar Kurulu’nın ürünün bu amaçla kullanılmasına ilişkin olarak belirlediği tutara göre ÖTV hesaplayarak beyannamelerin ilgili bölümünde beyan edeceklerdirBeyan edilen verginin BKK’na göre tecil edilmesi öngörülen kısmı; bu tutar ile 12 aylık gecikme faizi tutarı toplamı kadar teminat verilmesi üzerine tecil edilecek,kalan kısmı ise tahsil edilecektir.

    Solvent türevlerinin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ nun 8 inci maddesi-nin 1 inci fıkrası kapsamında teslimine ilişkin tecil-terkin uygulaması ile bu uygulama çerçe- vesinde indirimli teminat imkanından yararlanılması, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenecek “Üretim Tasdik Raporu” ibraz edilmesi şartına bağlanmış olup konuya ilişkin usul ve esaslar 33 Seri No’lu SM, SMM VE YMM Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

    Bu Tebliğ kapsamında yeminli mali müşavirlerce yapılacak tasdikin amacı; tasdik hizmeti verilen imalatçının, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ nun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında tecil-terkin ve/veya indirimli teminat uygulamasından yararlanması için öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığının tespitidir.

    4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ nun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası kapsamında tecil-terkin ve indirimli teminat uygulamalarından yararlanılmasına ilişkin usul ve esaslar, 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Yeminli mali müşavirler tarafından yapılacak tasdikte de 1 Seri No.lu Genel Tebliğ ile konuya iliş- kin olarak bundan sonra yayımlanacak tebliğ ve benzeri düzenlemelerdeki esaslar aranacaktır. Üretim Tasdik Raporu, bu Tebliğin 1 numaralı ekini oluşturan rapor kapağı ile 2 numaralı eki- ni oluşturan raporun içeriğine uygun olarak hazırlanır. Bu Tebliğde istenilen belgeler ve yeminli mali müşavirin gerekli gördüğü diğer belgeler ve inceleme kanıtları raporun eklerini oluşturur

    Aynı mükellefle ilgili olarak aynı yılda, aynı yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen ve aynı vergi dairesine verilen müteakip üretim tasdik raporlarının, “Genel Bilgi” bölümünde yer alan ve değişmeyen aşağıdaki bilgilere raporda yer verilmesine veya belgelerin rapora eklenmesine gerek bulunmamaktadır.

    1.Bilanço,
    2.Sanayi Sicil Belgesi,
    3. Kapasite Raporu.

    Söz konusu bilgi ve belgelerde değişiklik yok ise bu bilgi ve belgelerin yer aldığı raporun tarih ve sayısı müteakip raporlarda belirtilecek, değişiklik olması halinde ise değişiklikle ilgili bilgi verilecektir. Her yıla ait ilk raporda bilgi ve belgelerin tamamına yer verilecek ve rapora eklenecektir.

    Ayrıca, 11 Sıra No.lu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği’ nin ekine uygun olarak düzenlenecek “Tasdik Sözleşmesi”nin I’inci bölümünde yer alan “Tasdik Konusu” başlıklı sütun, “13- Üretim Tasdik Raporu” şeklinde kodlanacaktır. Yeminli mali müşavirlerin yapmış olduğu incelemenin amacı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ nun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrası hükmünden yararlanılması için aranılan şartların yerine getirilip getirilmediğini, aranılan şartlara uygun olarak üretimin yer ve zaman itibarıyla gerçekleştirilip gerçekleşmediğini ve dolayısıyla bu konu ile sınırlı olmak üzere ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin doğru luğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Bu nedenle yeminli mali müşavirler, gerçek durumu tespit etmek için her türlü belgeden yararlanmak ve söz konusu Yönetmelik çerçeve- sinde her türlü inceleme tekniklerini kullanmak zorundadırlar.

    İmza ve mühür kullanmak suretiyle tasdik yapan ve tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavirler, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere tasdikin doğruluğundan sorumludurlar.Yeminli mali müşavirler, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulurlar.

    Solvent ve türevi ürünlerin bizzat imalatçı tarafından ithalinde, ilk olarak imalatçı tarafından gümrüğe bu ürünleri (1) sayılı listedeki mallar dışındaki malların imalinde kullanılacağını yazılı olarak beyan etmesi sonrasında Bakanlar Kurulu’nun bu mallar için belirlediği ÖTV tutarında teminat verilmesi gerekmektedir.

    4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 15/1. maddesinde mükelleflerin özel tüketim vergisini satış belgelerinde ayrıca göstermeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır. 1 Seri No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin 13.bölümünde verginin satış belgelerinde nasıl gösterileceğine ilişkin açıklamalara yer verilmiş ve Özel Tüketim Vergisi mükelleflerince düzenlenen fatura veya benzeri belgelerde Özel Tüketim Vergisinin ve Katma Değer Vergisinin ayrıca gösterilmesi uygun görülmüştür.

    Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 sayılı Kanunun 2/3. maddesinde, “Maliye Bakanlığı belirleyeceği esaslar dahilinde, gerekli şartları taşımayan cihazlar kullanılarak veya elle doldurularak satış fişi düzenlenmesine izin verebilir.” hükmü mevcuttur. Buna göre, gerek Özel Tüketim Vergisi Kanunundaki “vergileme ölçüleri”nin çeşitliliği ve gerekse özel tüketim vergisi mükellefi olup da ödeme kaydedici cihaz kullanma zorunluluğu kapsamına giren mükellef sayılarının azlığı ve ayrıca cihazların teknik özellikleri ve uygulamadan kaynaklanacak güçlükler nazara alınarak, cihaz fişlerinde özel tüketim vergisini ayrıca gösteremeyen mükelleflerin anılan hükümle Maliye Bakanlığı’na tanınan yetkiye dayanılarak söz konusu satışlarında Vergi Usul Kanununda geçen perakende satış fişlerini kullanmaları uygun görülmektedir.(12)

    VI-SONUÇ:

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, halen 31.3 milyon petrol ton olan petrol tüketiminin 2010 yılında 49.3 milyon tona , 2020 yılında 69.1 milyon tona yükseleceğini ön-görmektedir. Buna göre, Bakanlık 2002-2010 döneminde yıllık ortalama yüzde 5.2 , 2011-2020 döneminde ise yıllık ortalama 3.4 artış olacağını hesaplamaktadır.

    Petrol ürünleri fiyatları, 1 Temmuz 1998 tarihinden itibaren "otomatik fiyat mekanizması" yöntemiyle belirlenmeye başlanmıştır. Söz konusu yöntemin belirlenmesinden sonra, uygulamaya ilişkin esaslar 23.02.1998 tarih ve 98/10745 sayılı BKK ile belirlenmiştir. Petrol ürünlerinin fiyatları farklı unsurlardan oluşmaktadır. Söz konusu unsurlar; dünya petrol fiyatları,tavan fiyat,gümrük vergisi,özel tüketim vergisi (01.08.2002’den itibaren),dağıtım payları,nakliye bedelleri ve katma değer vergisidir.

    1996 yılı başından itibaren AB üyeleriyle gerçekleştirilen Gümrük Birliği gereğince AB üyelerinden ithal edilen petrol ürünlerinde sıfır gümrük vergisi uygulanmaya başlanmıştır.Gümrük Birliği AB üyeleri dışında kalan üçüncü ülkelerden yapılan petrol ürünleri ithalinde ise Petrol Kanununun uygulanmasından dolayı, ortaya çıkan olumsuz durumu düzeltilmesi amacıyla; petrol ürünleri ithalinde Petrol Kanununu hükümleri yerine İthalat Rejimi kararları uygulanmaya başlanmıştır. Dağıtım payları ise,esas olarak dağıtıcı firmalar ile bayilerin karlarının toplamıdır.Son yıllarda ortaya çıkan fiyat düzeyi bayiler aleyhine bir bölüşüme neden olmakta ve kar marjları düşmektedir. Dağıtıcı kuruluşlar tarafından her yıl en az bir kez belirlenen nakliye bedelleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın onayı ile yürürlüğe girmektedir

    1980’lerin başından bu yana ilk kez petrol fiyatı varil başına 30 doların üzerinde bu denli uzun süre seyrederek tüketiciler ve hükümetlerde endişe ve korkular yaratmaya başlamış ancak piyasalarda petrol fiyatının belirleyicisi durumundaki fiziki, psikolojik ve teknik bileşenler bugünlerde talep yönünde baskıya devam etmektedir. Fiziki bileşen açısından, petrol arzını sağlayan ve talebin büyük kısmını karşılayan OPEC üyeleri çeşitli gerekçelerle arzı sınırlı tutmakta ve petrol bölgelerindeki jeopolitik gerilimler ve sıcak savaş psikolojik temelleri oluştururken fiyatlar üzerinde ciddi artış baskısı yaratmaktadır. Teknik olarak ise vadeli piyasalarda işlem yapanlar ve fon yöneticileri bahsi geçen fiziki ve psikolojik bileşenleri öne sürerek orta ve uzun vadede de fiyatları yüksek tutmaktadırlar. Bunlara ek olarak OPEC dışında önemli arz kaynaklarından biri olan Rusya’nın en büyük üreticilerinden YUKOS’un durumundaki belirsizlikte fiyat artışında etkin rol oynamaktadır.

    Petrol ürünleri piyasasında,ülkemizde akaryakıt kaçakçılığının boyutu 2004 yılında 3 milyar doları aşmıştır.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu soruna bir çözüm bulabilmek için,”Ulusal Marker” sistemini devreye sokmayı planlamaktadır. Uygulanmaya başlanacak olan bu sistemle, yurt içindeki üretim noktalarında ve yurt dışından giriş noktalarında enjeksiyon yöntemiyle akaryakıta özel bir madde katılacak, yapılacak kontrollerde bu maddenin varlığı aranacaktır. Özel bir kimyasal formülle üretilen bu maddenin kontrolüyle ilgili birden çok aşama bulunmakta olup, bu sayede akaryakıt kaçakçılığının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

    Türkiye’de yılda 3.154 petrol kuyusundan yılda 861 milyon varil petrol üretilmektedir. Üretilen ham petrolü değeri ise, 572 milyon dolardır. Türkiye’de üretilen petrol, tüketimin ancak % 8.6’sını karşılamaktadır. Petrol arama ve sondaj faaliyetlerine ağırlık verilmesine karşın söz konusu üretim aratan petrol faturasını karşılayacak düzeyde değildir. Ülkemizde 2004 yılında ham petrol ithalatına 6 milyar 74 milyon dolar, petrol ürünlerine ise 3 milyar 654 milyon dolar ödenmiştir.

    Gelecek yıllarda Türkiye’nin petrol ve petrol ürünlerine bağımlılığı daha da artacaktır.Bu nedenle, petrol fiyatlarında meydana gelecek artışlar doğrudan doğruya ithalat faturasının da artışına neden olacaktır. Ağırlığı hızla artan bu yükten kurtulabilmek için alternatif enerji kaynaklarına yönelerek bu alanda gerçekleştirlecek yatırımlara yönelik olarak teşvik edici mekanizmaların kurulması ve bizzat desteklenmesi yaşamsal bir öneme sahiptir.

    Son dönemde petrolün vari fiyatının 70 dolara dayanması, özellikle yüksek miktarda petrol tüketen ABD ve Çin gibi ülkeler için önemli finansal sorunların yaklaştığının bir habercisidir. Doğal afetler ve siyasal çalkantılar nedeniyle uzun bir süreden beri yüksek düzeyde seyreden petrol fiyatlarının bu durumu, tüm dünyanın dikkatini yenilenebilir enerji kaynaklarına çevirmiştir. Elbette, insanoğlu binlerce yıldır nasıl sorunları çözmüş ve engelleri
    aşmışsa petrole bağımlılıktan kaynaklanan sorunları da aşacaktır.Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımlar geleceğimizin şekillenmesine neden olacaktır. Bu değişimin içinde tahminimiz büyük siyasal ve sosyal dönüşümler de gizli bulunmaktadır.