Medya

Posts 1-10 of 10
  • User photo
    Uğur Eliiyi
    (not a XING member)
    17 Aug 2007, 4:10 pm
    Medya Etiği nedir?
    Merhaba,

    Çağlar bey Emin Çölaşan'ın kovulması konusundaki tartışma başlığını kapatmış. O
    kadar etik lafı geçti, işin aslına yönelik "siyaset dışı" kaynaklar bulma ve
    sunma umuduyla konuyu gayriresmi olarak kapatmak / açmak istedim.

    Basın ahlakı (meslek ilkeleri) açısından daha önce sabıkaları olan bir yazar
    olduğu için konunun en can alıcı noktası zamanlaması. Zamanlama kısmı tamamen
    siyasi ve ekonomik o yüzden susayım.

    Ahlaki konusu ise "ahlak" sözcüğünü defalarca yazıp seslendirdiğinizde ve
    Hürriyet'in bugünü (patronu, yazıişleri müdürü, vs.) düşünüldüğünde Emin Çölaşan
    lehine gözüküyor. Gazetenin kurucusunun ismiyle anılan uluslararası bir
    karikatür yarışmasının ismini, gazeteyi alınca kendi adıyla değiştiren bir
    ticaret adamının hazırlattığı gazete ahlakı olsa olsa ticari ahlaka kayar. O
    yüzden alternatif bir başlık olarak "Emin Çölaşan konusunun ticari ahlak
    açısından değerlendirmesi"ni önerebilirim, siyaset dışı ekonomik görüşlerimizi
    (nasıl olacaksa :) daha rahat yansıtabiliriz.
    (bkz: yorum 43, Çağlar Erol: ...Tabi eğer kapitalist sistemin bu işleyişi
    sorgulanacaksa konu değişir, ama bu çerçeve ve kurallar içerisinde ben bu işlemi
    normal görüyorum...")

    Can Yücelvari tabirle ahlaka ahlak, göte göt diyemeyenlerin memleketi oluyoruz
    ne yazık ki. Devekuşu gibi baş gömüp, anayasasındaki kurucu ilkelere
    küfredenleri görmezden gelen, küfür sahiplerinin afişe edilmesini engelleyenler,
    başka bir amaç için bahane edenler her türlü politik sistemde ahlaksız
    addedilmeli diye düşünmekteyim. Saygılar, iyi çalışmalar.

    KAYNAKÇA:

    Etimoloji ve Türkçe (Sevan Nişanyan, Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin
    Etimolojik Sözlüğü, url : http://www.nisanyan.com/sozluk/default.asp).
    Sözcüklerin ilk olarak hangi yıllarda dilimize girdikleri de not ediliyor, ben
    özetle anlamlarını kopyaladım buraya.

    MEDYA : Basın ve yayın araçları. KÖKEN ~ İng media araçlar, a.a. ~ Lat media
    [çoğ.] araçlar, aracılar < Lat medium araç " midi+

    ETİK: Ahlak, ahlaki. KÖKEN ~ Fr éthique a.a. ~ EskiYunanca ethikós ahlaka
    ilişkin < EskiYunanca éthos örf, adap, ahlak, töre < EskiYunanca eíōtha
    alışkanlık edinmek, alışmak

    SİYASET : Yönetme, yönetim. KÖKEN ~ Ar siyāsat [#sws msd.] a.a. < Ar sāsa idare
    etti, yönetti (= Aram #şwş teskin etme, sakinleştirme ) • Arapça fiilin nihai
    anlamı "(azgın bir atı) teskin etme, yumuşatma" olmalıdır. EŞKÖKENLİLER: Ar #sws
    : seyis, siyasal, siyaset

    Konuyla ilgili bilirkişi ve sözkonusu gazetenin başyazarı olması nedeniyle Basın
    Konseyi Başkanı görüşleri (olaydan bağımsız röportaj):
    http://www.istanbul.edu.tr/iletim/?page=template-news/detail...

    Basın Meslek İlkeleri:
    http://basinkonseyi.org.tr/modules.php?name=Content&pa=s...

    Türkiye'de ve Dünya'da basın meslek ilkeleri :
    http://www.dorduncukuvvetmedya.com/article.php?sid=35

    vs.
    http://www.dorduncukuvvetmedya.com/dkm/article.php?sid=9019
  • User photo
    Süleyman Arıoğlu
    (not a XING member)
    22 Aug 2007, 11:19 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Çağlar bey, Emin Çölaşan'ın kovulmasını eleştiriyor ve bunun bir sansür olmadığını söylüyor. Bu çok
    tartışılır bir şey. Ama buradan bir şey anlaşılıyor ki, Çağlar bey sansüre karşı. Ancak, Çağlar bey, karşı
    olduğu sansürü uyguluyor! Bu tartışma istediğim üslupta ve düzlemde gitmiyor diye
    tartışmayı kapatıyor. Bu çelişkiyi nasıl açıklamak lazım! Ortada hakaret ve kişiliği aşağılamak olsa
    eyvallah ama bence o da yok. Çember'de daha önce de "siyasi" gerekçesiyle kapatılan forum
    konularına tanık oldum. Bu durumu bir kez daha kınıyorum!!!
  • User photo
    Uğur Eliiyi
    (not a XING member)
    23 Aug 2007, 12:46 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Sanırım bundan sonra her türlü yayın araçlarının yönetimlerinin politika ve
    tavırlarını dikkatle izlemek gerekecek; buna internettekiler de dahil. Sonuçta
    iyi-kötü bir parti çok kapsamlı bir örgütlenmeyle ve çokça oy arttırarak (not:
    sandık sonuçları ancak 14 Ağustos'ta açıklanabildi, Havelsan ve KoçSistem
    sağolsun) tekrar iktidara geldi. Özde ve sözde tüm demokratları, liberalleri,
    laikleri, vs.yi ürküttü haliyle. Yeni otosansür dönemini, veya başka bir
    "politik" sisteme geçiş dönemi mi denir, hep beraber yaşayacağız.

    Bu doğrultuda dördüncü kuvvet diye kabul edilen basınla ilgili haberleri ve
    ahlak / meslek ilkelerini siyasetten ayırabilmenin zorluğu ve imkansızlığının en
    azından ülkemiz için ne kadar zor olduğu en son Bekir Coşkun-Başbakan
    diyaloglarıyla anlaşılmıştır. Bu yeni gündem konusunun da benzer şekilde ilk
    konudaki hassasiyet ve ilgi sahiplerince açılmasını beklerdim, ama sağolsun Ali
    Coşkun bey önce davranmış:

    Özgürlük kavramı ve Bekir Coşkun
    http://www.cember.net/forums/showarticle/768525
  • User photo
    Süleyman Arıoğlu
    (not a XING member)
    23 Aug 2007, 3:39 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Uğur bey, burada böyle bir konunun gazeteciler tarafından açılmamasının nedeni olsa olsa bugünlerin
    yoğunluğu nedeniyle siteye girme fırsatı bulamamalarındandır.
    Medyada bu seçimlerin ardından ne değişir diye beklemenin gereği yok, medya dönüşümünü 90'lar
    boyunca tamamladı zaten.

    Bu etik meselesini de yayın kuruluşlarının ya da meslek örgütünün tanımladığı ve yayımladığı
    kitapçıklardan ibaret, bir kullanma klavuzuna uygun hareket ya da uymamak gibi ele almak doğru
    olmaz. Bu böyle basit teknik bir şey değil. Bütün bu etik kuralların temelinde basının halkın bilgi
    edinme/haber alma hakkı yatmaktadır. Yani medya toplumsal, siyasal ve ekonomik iktidar ile halk
    arasında bir yerde halktan yana gerçek ve nesnel bilgi aktarıcısı olacak. Medyaya bu yüzden dördüncü
    kuvvet denilir ve demokrasinin de bu nedenle vazgeçilmez unsurudur. Bu yüzdendir ki, bilgi edinme
    hakkı ve hürriyeti anayasal ve yasal güvence altına alınırken, basın özgürlüğü de o normlara yazılır.
    Ancak bütün bunlar 18. yüzyıl Aydınlanma'sıyla ortaya konulan tanımlar. Sonrasında da insan hakları
    gibi kazanımlar bu tanımı geliştirmiş.

    Medyadan bugün bambaşka bir işlev bekleniyor, küresel sermayenin uzantısı büyük holdinglerin
    denetimindeki/sahipliğindeki medyanın halkın bilgi edinme hürriyetinin kutsallığını önemseyeceğini mi
    sanıyorsunuz. Önemsemiyor da zaten. Bütün anlamlarıyla iktidar ve halk arasında iktidarın tarafında
    bulunan hatta bırakın tarafında bulunmayı iktidar olan bir medya, kendi ayağına kurşun mu sıkacak?
    Ertuğrul Özkök'ün birkaç kez yazdığı "Abdi İpekçi tarzı gazetecilik artık bitsin" türündeki yazılarını
    hatırlayın. Orada holding gazeteciliğini savunuyor ve uygulamalarını meşrulaştırıyordu.

    El netice, ne Emin Çölaşan basın özgürlüğü kahramanıdır ne de Hürriyet gazetesi ilkeli yayıncılığın
    kabesi ve diğerleri...


    Bence bu seçim sonuçları, "özde-sözde" demokratlar ile liberalleri hiç ürkütmedi. Belki "laik azınlık" (Bu
    tanımlamayı çok rencide edici bulduğumu not düşeyim) bundan ürkmüştür. Hisse senedi, bono, tahvil
    sahiplerinin (kayda değer miktarda tabi) tümü için bu iktidar bingodur. Federasyoncular için de bu
    seçim sonuçları bulunmaz bir nimettir.

    Saygılarımla,
  • Deniz River
    Deniz River
    The company name is only visible to registered members.
    23 Aug 2007, 4:30 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Kanımca, bütün bu kafa yorup, paragraflarca yazıları buraya yazan, dil döken bizler boşa uğraşıyoruz.
    Gördüğüm kadarıyla günlerdir hepimiz; bu konunun medya etiği, gazetenin yayın ilkeleri, kapitalist
    düzenin getirisi vs vs acılarından tartışılması gerektiğini, bunun siyasi tarafını neden konustuğumuzu
    anlamadıklarını söyleyenleri ikna etme cabası içine girmişiz. Bu olayın geldiği yer ve gittiği sonuç basit
    bir bakkal defteri hesabıyla 4 işlemle çözülüp görülebilecekken, ortaya kalın dosyalarla koca koca
    bilançolar, içinden çıkılmaz formuller atılıp "orasından mı çıkartsak, burasından mı bölsek, bununla
    bunu topladığımızda x i bulup y'nin kareköküyle de topladığımızda... belki sonucu bulabiliriz ha?"
    seklinde ortaya karışık problem servisleri yapılıyor. Hala tartısacak birsey olmadığını, Emin Çölaşan'ın
    Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök'ün Ertuğrul Özkök, Aydın Doğan'ın Aydın Doğan, iktidarın AKP olduğunu
    bilen ve son 20 hadi onu da gectim son 10 yıla şöyle bir bakabilenin formülü rahatça çözüp sonuca
    zaten kolayca ulaşabileceğini iddia ediyorum. Ulaşmak istemeyeni de zaten hiçbir yere kolundan
    çekip götüremezsiniz. "Hiçbir yere gitmek istemiyorum, konuyu kapatıyorum, sen git ben gelmiyorum"
    der geçerler.
  • Caglar Erol
    Caglar Erol    Premium Member   Group moderator
    The company name is only visible to registered members.
    23 Aug 2007, 4:45 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Bu konu başlığı altında "kınandığım" için yanıt hakkımı kullanmak istedim.

    Öncelikle, cember.net'te siyasi konularda uyguladığımız yaptırımları kınamanızı doğru bulmuyorum.
    cember.net'in kurallarında siyasi / dini tartışmalara izin verilmediği açıkça belirtiliyor. Bu, bu platformun
    kuralıdır, ve biz de bu kuralı uyguluyoruz. Bu bir sansür değildir; sansür, eğer siyasi yazışmalara
    yalnızca bir bakış açısından izin verilseydi (ya da engellenseydi) söz konusu olabilirdi.

    İkinci olarak, "Bu tartışma istediğim üslupta ve düzlemde gitmiyor diye tartışmayı kapatıyor. Bu çelişkiyi
    nasıl açıklamak lazım! " sözünde bir çelişki görmüyorum. O da bir sansür değildi. İnternet forum
    kuralları çerçevesinde, konu başlığının ve içeriğinin dışına çıkan yazıları kaldırma hakkım, yönetici
    olarak var, ve zaten gerekli uyarıyı da hem ilk yazıda, hem sonrasında yaptım.

    Kurallara uyulmasını sağlamakla sansürü karıştırmak yaşamımızda kuralların olmayışından, bu
    alışkanlığa sahip olmayışımızdan ileri geliyor olabilir. cember.net, Türkiye Karayolları gibi güçlü olanın
    kazandığı bir kaotik ortam değildir, burada kurallarımız bellidir, ve bunlara uyulması gerekir.

    2 yıl içinde defalarca bu konularda kınandık, ve defalarca aynı açıklamaları yaptık. Sanırım bunu
    yapmaya önümüzdeki yıllarda da yoğun olarak devam edeceğiz.
  • User photo
    Süleyman Arıoğlu
    (not a XING member)
    23 Aug 2007, 5:15 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Çağlar bey, açıklamanıza teşekkürler ama bu bir sansürdür. Forumun "siyasi tartışma olmayacak" diye
    bir kuralı olmasını eleştiriyorum, böyle bir şey olabilir mi? Bu sitedeki forum başlıklarının neredeyse
    tamamına yakını siyasetle kökten ilgili konular ve hatta hayattaki her şey siyasete dair. Sansür hangi
    fikrin ifadesinin engellendiği ile değil, bir fikrin engellenip engellenmediği ile alakalı. Hukuki anlamıyla
    bir sansür değil (yayım öncesi kontrol ve engelleme) evet ama bir fikrin ifade edilmesine yönelik kapıyı
    baştan kapatıyorsunuz.

    Hadi gelin medyayı siyasetsiz tartışın.

    Üstelik şu ifadenizle kuralınızı siz de ihlal ediyorsunuz:

    "Kurallara uyulmasını sağlamakla sansürü karıştırmak yaşamımızda kuralların olmayışından, bu
    alışkanlığa sahip olmayışımızdan ileri geliyor olabilir. cember.net, Türkiye Karayolları gibi güçlü olanın
    kazandığı bir kaotik ortam değildir, burada kurallarımız bellidir, ve bunlara uyulması gerekir."

    Bu tamamıyla siyasi bir ifade!

    Ayrıca, bu sözlerinizle hiç karşılaşmadığınız bizleri "yaşamımızda kuralların olmayışıyla", "bu
    alışkanlığa sahip olmamakla", "güçsüzü ezen" olmakla suçlamışsınız. Forum kurallarında buna ilişkin
    ne diyor? Niyet değil, metin okuyorum. Yazdıklarınıza bakınca bunları gördüm.

    Saygılar...
  • Caglar Erol
    Caglar Erol    Premium Member   Group moderator
    The company name is only visible to registered members.
    23 Aug 2007, 5:31 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Forumun "siyasi tartışma olmayacak" diye bir kuralı olmasını eleştiriyorum, böyle bir şey olabilir mi?
    Evet olabilir, nitekim var. Soruyu gerçekten anlamadım. (Bu arada "forum" derken, cember.net'in
    herhangi bir forumunda değil, tüm forumlarında siyasi tartışmalar yasaktır; mesajlaşmalar ve ziyaretçi
    defterlerinde de şikayet durumunda bu konular yasak kapsamında değerlendirilir).

    Hadi gelin medyayı siyasetsiz tartışın.
    Ben de söz konusu forum konusunda bunu rica etmiştim. Bir yere kadar başarılı olundu, sonrasında
    kural ihlalleri başlayınca konu kilitlendi.

    Bu tamamıyla siyasi bir ifade!
    Hayır değil, hatta hiç ilgisi yok :) Karayolları siyasi bir parti mi, bir siyasi görüş mü? Karayollarında
    kurallara uyulmadığını yazmamı Hürriyet'in iktidarın baskısıyla eleman çıkarttığı ve Türkiye'nin siyasi
    olarak başka yönlere gittiği şeklinde tartışmalarla karşılaştırmanız - kusura bakmayın - demagojidir, ve
    bunun tartışma adabına uygun olmadığını düşünüyorum.

    Ayrıca, bu sözlerinizle hiç karşılaşmadığınız bizleri "yaşamımızda kuralların olmayışıyla", "bu alışkanlığa sahip olmamakla", "güçsüzü ezen" olmakla suçlamışsınız.
    Bunu da sanırım yanlış anlamışsınız. cember.net'te kurallar vardır, bunlara uyulur, uyulmazsa yaptırım
    uygulanır. Bunu yazdım. Sizi herhangi bir şeyle suçlamadım; buna yetecek veri yok zaten. Alışkanlığa
    sahip olmamak suç değildir, ve evet sanırım yazımda öyle olduğunu söylemişim. Tabi sizi değil, "biz"
    diyerek bir genelleme yapmışım dikkat ederseniz.

    cember.net'te bugüne kadar kurallara uyulmasıyla ilgili uyarılarımıza "özgürlük nerede hani internet
    özgürlüğü burası sansür uyguluyor" şeklinde aldığımız tepkilerin sayısını hatırlamıyorum. Her
    seferinde şunu gördüm (ve defalarca yazdım): Türkiye'de çoğu alanda kurallar yok, yanlış konulmuş,
    yanlış uygulanıyor, denetlenmiyor, o yüzden inanılmaz bir başıboşluk ve düzensizlik var her yerde.
    Buna en iyi örnek trafik olduğundan sıkça trafikten örnekler veririm.

    Özgürlük, her şeyin serbest olması değildir; bu, güçlünün güçsüzü ezdiği korkunç bir sonuçtur.
    Kurallar olmalıdır, Denetim ve Yaptırım olmalıdır; ancak bu şekilde "herkes için eşit maksimum
    özgürlük" sağlanabilir. cember.net'te biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Siyasi tartışmalara izin vermemiz
    durumunda sınırı çizmemiz imkansız gibi bir şey, bu nedenle herkes için eşit özgürlük sınırı tanıyıp,
    siyasi tartışmalara izin vermiyoruz.

    Umarım açık olabilmişimdir.
  • Çiğdem Meşedüzü
    Çiğdem Meşedüzü
    The company name is only visible to registered members.
    23 Aug 2007, 6:11 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    burda siyaset konuşulmuyor değğil ki siyaset konuşuluyor ama konu parti atışmalarına dönünce ki
    dönüyor yine de kapatılmadığı görülüyor, kapatma konu kişiselleşince ya da hakaret, karalama, tahrik
    boyutunu alınca
    gerçekleşiyor, siyasi başlık içerip sonu buraya gitmeyen konu yok gibi (varsa da ben bilmiyorum o
    nedenle yok demek istemedim :)
    nitekim bizler iryerden sonra siyasi taraftar olarak yazmaya başlayınca ve birileri ipinucunu kaçırıncaya
    kadar siyasi konular açılabiliyor :))))
    iyi akşamlar
  • User photo
    Süleyman Arıoğlu
    (not a XING member)
    23 Aug 2007, 8:23 pm
    Ynt: Medya Etiği nedir?
    Çağlar bey,
    Niyetim bu tartışmayı bir polemiğe dönüştürmek değil ama bazı düşüncelerimde direnmeyi yararlı
    görüyorum.

    Kuralsızlığı kimse savunmuyor ama kuralları sorguluyorum ve anlamsız bulduklarımı da eleştiriyorum.
    Bu yanıtınız biraz 12 Eylül'ün falanca no'lu bildirisi gibi olmuş. "Şu kural var netekim" türü bir şey.

    Ben hayata dair her şeyin siyasi olduğu düşüncesinde olanlardanım. Siyaset; parti, parlamento,
    falanca hükümet programı demek değildir. Hepimiz mensubiyetlerimiz, kimliklerimiz, ait olduğumuz
    sınıflar ile sosyal olarak var oluyoruz ve bu da tamamıyla siyasal bir durumdur. Aile içi ilişkilerden,
    kullandığımız dile, hobilerimizden inançlarımıza kadar her şey siyasetin içindedir. Ben buradan
    hareketle sizin sözlerinizin siyasi olduğunu söylüyorum ve iddiamda da sabitim. Siyaseti; parlamento
    faaliyeti, siyasi parti aracılığıyla yapılan ve sadece üst yapıya dair bir şey olarak algılamayı da azıcık
    aşım, dertsiz başım yaklaşımı olarak görürüm.

    Bu izahatin ardından söyleyebileceğim şey; karayolu örneğinize gelince orada yolun asfaltını ya da
    kurumun organizasyon yapısını anlatmıyorsunuz. Bir otorite ve kurallarla uyumsuzluk sorunu için o
    örneği veriyorsunuz. Eğer ortada bir otorite varsa, o otoriteyi tesis edecek kişiler ve kurumlar varsa,
    kurallar varsa, uyması gerekenler varsa, uyulmadığında yaptırımlar varsa, bunun her ne sebeple
    olursa olsun tesis etmeye çalıştığı bir düzen/anlayış varsa ortada siyasi bir durum var demektir.
    Hayatımıza dair bir otorite tarafından tesis edilen (anarşist falan da değilim) her düzen siyasi bir
    durumdur. Üstelik siz oradan, "zaten biz Türkler ne düzen biliriz ne kural tanırız" gibi bir yoruma da
    varıyorsunuz. Bu da siyasidir ve içinde gizil bir hiyerarşi barındırır.

    Söylediğim şey tam da bu. Bu da siyasi bir tartışmadır ve sizin "siyaset yapmak yasak" derken ayrım
    ölçütünüz ne?! Bence yok!

    Üstelik bu sitedeki neredeyse tüm forumlar sosyal konulara ilişkin ve tamamen siyasi. Ha siyasi
    partiler, ideolojiler, doktrinler, vs. bu sitede tartışılamaz diyorsanız, onu da anlamak mümkün değil. Bu
    sitede ne yapılır o zaman! Kardeş kardeş oynanır mı? Sadece tanışılıp "Aaa ben de falan firmadanım,
    ortak arıyorum mu?" denir. Kapatın ilgisiz forum başlıklarının tümünü o zaman.

    İnsanlar fikir ayrılığı için de olamaz mı? Bu fikir ayrılıklarını sert bir dille tartışamaz mı? Birbirlerine
    hakaret eder, rencide ederlerse sizinle beraberim. Ama, "Hah işte AKP dedi", "Hah işte TKP" dedi diye
    forum kapatılırsa, önceden duyurulmuş bir kurala bağlı ya da değil bunun adı bal gibi sansür olur.

    Kimse sınırsız özgürlük istemiyor, bunun adı kaostur. Ancak bu sınır bir diğerinin kişiliğine, inancına
    hakaret etmek, saldırmamaktır. Yoksa her fikir en sert dille savunulabilir ve eleştirilebilir. Özgürlükçü ya
    da baskıcı olmak da bu sınırın çizgisini nereden çektiğinizle alakalıdır zaten.

    "cember.net'te bugüne kadar kurallara uyulmasıyla ilgili uyarılarımıza "özgürlük nerede hani internet
    özgürlüğü burası sansür uyguluyor" şeklinde aldığımız tepkilerin sayısını hatırlamıyorum. Her
    seferinde şunu gördüm (ve defalarca yazdım): Türkiye'de çoğu alanda kurallar yok, yanlış konulmuş,
    yanlış uygulanıyor, denetlenmiyor, o yüzden inanılmaz bir başıboşluk ve düzensizlik var her yerde.
    Buna en iyi örnek trafik olduğundan sıkça trafikten örnekler veririm."

    Otoritenin gerekliliğine inanırım ama niteliği önemli. Kuralların oluşturulmasında uymak zorunda
    olacak insanların katılımı o düzenin demokratikliğini ve özgürlüğünün derecesini belirler. Bu
    sözlerinizdeki yaklaşım "Tepkiler var ama ben burayı çok kuralsız buldum, kurallar koydum ve bunlara
    uyulacak" şeklinde. Bu tavrınızı eleştiriyorum.

    Ama beni burada dil dökmeye iten şey bu değil, böyle bir tavır içindeyken başka organizasyonların
    benzer uygulamalarına dönük eleştirel yorumlarda bulunmak. Bunun adı çelişkidir.

    Saygılarımla;
 
Sign up for free: