Yeme - İçme

Yeme - İçme

Posts 1-10 of 38
  • Osman Güzer
    Osman Güzer
    The company name is only visible to registered members.
    Yolunuz İzmir'in merkez dışı en büyük ilçesi Ödemiş'e birgün düşerse sizlere Hurşit'in Yeri'ni öneriyorum.
    Izgara Köftesi inanılmaz..Şehir merkezindeki mezarbaşı mevkindeki küçük dükkan bir darphane. En son dükkana ettiğimde avucumu yaladım.Çünkü bütün köfteler öğleden sonraya kalmadan bitmiş.
    Millet yemekle kalmaz, sardırır evine götürür ya da eşine dostuna hediye diye paketletir.Böyle bir lezzet işte Hurşit'in Köfteleri.

    Bu dükkanın şöhretinin yöreyle sınırlı olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsanız.
    Hürriyet Gurme'lerinin seçmelerinde ilk 20ye girdiğini hatırlıyorum.Tabi Adana, Urfa ve Gaziantep kebapçılarının at koşturduğu piyasada Ödemiş Köftesi'ni çoğu kişi bilmez ve duymaz.

    Ödemiş köftesinin lezzeti köftesinde ve sosunda gizli.Sos biber tozu ve tereyağından yapılıyor.
    Yaylaların ve ovaların güzel etleriyle tereyağı birleşince ortaya enfes bir soslu ziyafet çıkıyor.
    İnce ince kıyılmış soğanla , taze domatesle ve közlenmiş biberle servis edilen köfteyi yemeye başladığınızda asla size 1 porsiyon yetmeyecek.Yanında ayran öneriyorum.Kola, Fanta ve türevleri asla o eşsiz lezzeti vermez.

    "Hurşit'in Yeri"ne alternatif olarak Kasaplar Çarşısındaki "İsmail'in Yeri"ni verebilirim.Oranın ızgara köftesi çok güzeldir.Kasapların yanıbaşında taptaze etle yapılan köftenin kızarmış kokusu sizleri zaten "miyav miyav" dercesine bu küçük köfte dükkanına çekecektir.

    Üçüncü alternatif olarak Vergi Dairesi'nin arka caddesindeki Dostol Kebap Salonunu tavsiye ediyorum.Orası da hep kalabalıktır ve köfteleri hızlı servis ederler.

    Dördüncü alternatif bence "Halep Atom" olmalı. Ana cadde üzerindeki bu restoranı genelde temiz, rahat ve servisini hızlı buldum.



    Memleketime güvenirim köfte konusunda.Bilmeyenler ve duymayanlar da bilmiş ve duymuş olsun bu güzel Batı Anadolu lezzetini.
  • Osman Güzer
    Osman Güzer
    The company name is only visible to registered members.
    Ayşe Hanım,
    Çok mutlu oldum ağız sulandırıcı yemek yorumunuzu okumaktan.Valla oraya sık sık gidip geldiğinizden şüphem yok.Ne güzel tarif etmişsiniz dükkanın yerini ve yemeğin yapılışını...

    Siz uzman olmuşsunuz da bizim haberimiz yok.Evet doğru söylüyorsunuz.Biber tozu ve salçalı tereyağıyla pişirilmiş sos ekmeğe bandırılır.Parmaklarınızdan bazen sızar o nefis sos..Ama kim takar böyle bir görüntüyü.O ziyafet sırasında hiçkimseyi görecek durumda olmuyorum.Aklını başından alıcı bir tadı var o kebabın.

    Pes.. Bu konudaki derin yorumunuzu okuyunca memleketime gitmiş gibi oldum.
    Töngül pidesini sabahları özellikle kış mevsiminde afiyetle mideye indirir Ödemiş yerlisi.
    Sahurluk da saklanır bir önceki akşamdan alınıp.

    Sabahleyin başka pide bu kadar afiyetle yenmez.Suyundan mıdır peynirinden midir hala anlayamadım..:-)
    Ödemiş'i patatesten ibaret sananları hayretlere uğratan bir sebze ve meyve kültürü vardır şehrimizin.Bilmeyenlere duyurulur....:-) Cumartesi çarşıyı dolaşmaya çıkan ziyaretçiler kendinden geçerler.Ege'de 2 yerel çarşıyı büyük zevkle gezdim.Aralarında ayrım yapmayacağım.Çünkü bu konuda objektif olmaya çalışacağım.Birisi bizimki yani Ödemiş, diğeri ise Nazilli..Pazarda satılmayan yok..Dolaş dur hiç sıkılmazsınız.Çökelek peynir, tereyağı, sebzeler, meyveler, yöresel el sanatları, reçeller ve salçalar rengarenk bir pazar.


    Ekmek dolması da çok ünlü Ödemiş'in.Ama bu özel yemeği şehrin restorantlarında yemedim.Ananem ekmek dolmasını harika yapar.

    Yerliler ve taşralılar aslında bahsettiğim yemeğe KEBAP EKMEK derler..Çocukken en büyük mutluluk KEBAP EKMEK yemekti. Şimdi o köftenin tadını hiçbiryerde bulamıyorum Ödemiş dışında.
    Bir istisnadan bahsedeyim..O da Akhisar'ın meşhur Ramiz'in Yeri köfteleri.
    Akhisar'a da haksızlık etmeyeyim.Köfteleri çok lezzetli.
  • User photo
    Ayşe Koldaş
    (not a XING member)
    Valla ben kasıtlı olarak özentisiz yazdım Osman bey:))
    Annem Ödemiş'lidir, şimdi de oraya yerleştiler.
    En doğru tanımı siz yaptınız; doğru, kebap ekmektir onun adı.
    Ekmek dolmasını da ben anneannemden yerdim. Öyle kötü alüminyum tepsi gibi birşeyde pişirirdi. Asmadan iki dal koparıp altına koyardı ekmeğin suyla temas etmemesi için.
    Bir de tava pidesi ile yuka (yufka) pidesi vardır.
    Tava pidesi; mayalı hamur yapılıp yarısı tepsiye yağla yavaş yavaş yayılarak kaplanır. Arasına çoşabildiğiniz kadar ot karışımı konur. Hamurun diğer yarısı da yine yağla yayarak üstüne kapatılır. Susam ve çörekotu serpilir. Kalın ama lezzetli olur.
    Diğeri de yazdan yapılan kuru yufkaların ıslatılması ile yapılan börek. Annem erkenden yapar, biz kahvaltıda yufka pidesi mi Töngül mü eğer kışsa ısırgan salatası mı yiyeceğimizi şaşırırız.

    Bir de Töngül'le birlikte taban gevreği gibi birşey verirler. Taban gevreği de Ödemiş'e özgü sanırım.
    Katmer meselesi benim de sorunum Osman bey. Yine o pazar yeri, postane arkası civarda bi irim arasında (çıkmaz sokak demek:)) ) otoparkın içinde küçük bir dükkan vardı. Kapanmış ve heryeri turladım yok katmerci. Bu sefer azimliyim, bulacağım. Yaz için çok ağır bir yiyecek ama kaderde varsa yenecek artık:-))
  • Osman Güzer
    Osman Güzer
    The company name is only visible to registered members.
    Ekmek dolması endüstrileşmiş ve restorantlarda pişirilen bir lezzet olmadı yöremizde.
    Ananem, odun ateşinde eski bir tencerenin içinde yapardı bu ekmek dolmasını.Doyum olmazdı onu yemeye.Özellikle rahmetli dedem iki üç gün öncesinden aldığı ekmeği ananeme verir, ananem de o yuvarlak ve ortası düğmeye benzeyen tuhaf ekmeği bekletirdi ekmek sandığının içinde.
    Yöresel zevkler unutulmamalı .Ödemiş'e her gittiğimde unutmaya başladığımız birşeyi yemeye çalışıyorum.Annem ve ablam sağolsunlar beni bu konuda üzmezler.
    Ananem çatal , kaşık ve bıçak gibi metal şeyleri koyardı o alüminyum kapla ekmeğin arasına ki ekmek dibini tutmasın ya da çamur gibi olmasın diye.Su yavaş yavaş buhar olur ve ekmeği yumuşattıkça yumuşatırdı.
    Ananem kıymalı ve naneli karışım hazırlardı o ekmeğin içine.Sanırım kuşbaşı ince et koydukları da olurdu karışım olarak.

    Tava Pidesini annem enfes yapar.Bizim yörelerde et evlere fazla girmez. Pahalı bulur taşra halkının önemli bir kısmı. Ege insanı- bu bir ironidir- daha az etobur olduğu için daha sağlıklıdır. Kısıtlı imkanların getirdiği bir tercih ve ardından gelişen sebze manyaklığı ,kıyı Ege insanlarını daha yakışıklı ve güzel yapmıştır.Bu konuda her tartışmaya da varım.

    Sebze her yere girerdi.Ömrümde aklıma gelmez otları doğrardı ananem ya salata ya da çörek malzemesi yapardı.Siz tava pidesi dediniz de aklıma geldi.Annem patlıcanı, biber yaprağını, kabağı ve soğanı doğrardı.Sonra o zeytinyağıyla kapladığı tavanın üstündeki ince hamurun üzerine o karışımları sürerdi.Fırın için çalıları ben taşırdım çocukken hep..O fırındaki pişen çöreğin kokusu , o nefis tava ekmeklerinin kokusu..kızarmış patateslerin kokusu..Hepsi birden bahçe evimizi boyar.
    Tava ekmeği hamuru incecik olunca onu fırına verirler ve bizim yörede SALLAMA denen ekmek çıkar.
    SALLAMA fırından çıkar çıkmaz zeytinyağı ile sürülür ve beyaz peynir ile servis edilir.
    Küçükken komşumuz o ekmekten yapardı ve ben o yağlı ekmeği çok severdim.Tahmin edersiniz incecik ekmek zeytinyağını sünger gibi çekince damla damla yağ olur ve parmağınızla bastığınızda sünger haline gelir.Ben o ekmeğe bir süre FIŞŞIK EKMEK dedim fış fış sesler çıkardığı için..Ya da çocukluk hayal dünyam bana onu söyletti..:-)
  • Osman Güzer
    Osman Güzer
    The company name is only visible to registered members.
    İrim kelimesini hatırlamaz mıyım? Hangi irimde o katmerci onu düşündüm ama bulamadım..:-)

    Sanırım Kızılay'ın olduğu yerlerde bir katmerci var..Ama ismini hatırlayamıyorum.Bir de 5 Göz civarında katmerci olduğunu ve çok iyi katmer yaptığını biliyorum.Ödemişli ağzının tadını bilir.Şehrin öbür ucundan güzel birşey varsa yemeğe gider orta sınıfı.

    Bir de keşkekten bahsedelim..Sizin bildiğiniz keşkek pişiren bir yer var Ödemiş'te?
  • User photo
    Ayşe Koldaş
    (not a XING member)
    Anneannelerimiz aynı mı acaba:))
    Sanıyorum, yokluk zamanlarından kalma bir alışkanlık bu. Tarladakinden öte, doğada hangi bitki varsa yeme alışkanlığı.
    Ben de otoburum mesela. Anneannem o bomboş (bana göre) mutfağından bir yemekler hazırlardı, sihir gibi. Her otu, sebzeyi bir şekilde pişirirdi. Mutfağında su tesisatı yoktu ve bahçenin bir köşesindeki tek çeşmeden su taşınırdı kardeşinin yaptığı teneke ibriklerle mutfağa.
    Dam gibi bir yer vardı bahçede ve orada yer ocağında gerçek güveç yapılırdı. Eski küçük dikdörtgen mangal da orada yakılır ve diğer yemekler de onun üzerinde pişerdi.
    Sallama ekmeği duymadım hiç, ilk işim sormak olacak.
    Artık tek tük kalan cumbalı evleri vardı Ödemiş'in ahşaptan. Hepsi apartman oldu neredeyse.
    Birbirinden ayrı iki odası olan bahçeli bir evde yaşardı anneannem hem de şehrin ortasında. Bahçenin etrafını bir otel ve birsürü apartman sarmışken, biz şehrin içinde ama gürültüsünden uzak bahçede keyif yapardık.
    Bayramlarda 20 kişi olduğumuz için, yazları bahçedeki kanepede, hatta yerlere atılan minderlere o da yetmedi, arabanın kapılarını açıp içinde filan yatardık.
    Bir de Ödemiş'te en fazla göze çarpan şey, her evde bulunan konsollar. Büyük oymalı şifonyer aslında bunlar. Cevizden yapılma ve ağır. Mermerden üstü vardır ve onun da zerinde kocaman geniş bir boy aynası. Neredeyse tamamı tavana kadardır.
  • User photo
    Ayşe Koldaş
    (not a XING member)
    Keşkek bizim aile yemeğimizdir, dışarda yemeyiz ve o yüzden bilmem nerede yapılır.
    Biz kuzenin oteldeki düğününde bile rica ettik, evde yaptığımız keşkeği servis ettiler:-)))
    Ama annemin yengesine gidin, kapısı herkese açıktır. Cumbalı ahşap bir evde akla gelmeyecek lezzetler tadarsınız.
    Bayramlarda iki çeşit tatlı yanında, konyak kadehinde turşu, cevizli baharatlı biber salçası, nohut mayalı ev ekmeği, yaprak sarma, keşkek, ev yapımı zeytin, peynirden oluşan ikramı vardır. Yani dolup taşan evine gelen her ziyaretçiye masa kurulur. Eski toprak ve eski ahçı:-)))
  • User photo
    Ayşe Koldaş
    (not a XING member)
    Yeme-içme forumundayız ama coştum birden.
    Ödemiş'in ne çok etnik değeri var aslında.
    Evlerde artık eskilerin yaptığı, ilkel tahta tezgahlarda döşenen kumaşlar, yolluklar.
    Evin bir odasında beslenen ipek böcekleri. O ipeklerin eğirilip, boyanıp, dokunmaya kıyamadığınız ipek örtülerin kenarına iğne oyası ile işlenmesi.
    Daha dün evimi deşerken anneannemi yaptığı ipek örtüleri ve iğne oyalarını buldum tesadüfen. Varlığını bile unutmuşum. Törenle yerleştirdim, korumak üzere sakladım yine.
  • Osman Güzer
    Osman Güzer
    The company name is only visible to registered members.
    Sallama Ekmek Ödemiş'in Adagide, Adagüme, Bozcayaka,Balabanlı ve Çamlıca kasabaları etrafında bilinir. Bu yüzden Ödemiş'te duymamış olabilirsiniz.
    Ailem hala Ödemiş taşrasında yaşıyor.Ben de ara sıra onları görmeye gidiyorum.
    Ananemin evi sizin ananenizin evine çok benziyor.Ama ananelerimiz aynı olamaz.:-)

    Size katılıyorum sebze ağırlıklı yemek kültürümüz konusunda. Yokluk insanları yaratıcı olmaya yöneltiyor.İskandinavya'da birbirinden farklı balık kültürü olduğunu belirtmek istiyorum.Sebze'nin yetişmediği ve zeytinyağının uzun yıllar girmediği Kuzey Avrupa'da balık çeşitli şekillerde tüketiliyor.

    Ödemiş yöresindeki durum da bana bunu hatırlatıyor.İnsanlar et alamıyorlar çok fazla. Kümeslerde beslenen tavuklar ve horozlar çoğu zaman imdadımıza koşardı.

    Üzerinize alınmayın ama şimdi bayanların işi gerçekten kolay. Çatkapı gelen misafirlerimiz olurdu ben küçükken.Telefon ya da internet yok.Düzenli otobüs seferleri denen şeyi yıllarca bilmedim Ödemiş'e giderken.Otobüs dolunca kalkardı kasabaya mesela..

    İki ayağı bir pabuca giren ananeciğim hemen bir tavuk tuttururdu bize ve kendi elleriyle keserdi tavuğu.Annem yıllarca tavuğa dokunmadı " ay dayanamıyorum can çekişen bu hayvanlara " diye diye ve yüzünü ekşite ekşite.Beni de günahlarına alet etti. Birkaç defa ben kesmeye başladım tavukları.

    Tahmin edersiniz..Bahçe evi ya da köy evi..Market kültürüne bulaşmamışız daha.Hemen et ürünü bulmak kolay değil.O tavuğu kesmek bir dert..Sonra tencerede içini temizlemek ve tüylerini yolmak tavuğun.O tavuğu haşlamak.Sonra yemeğini yapmak ve suyundan pilav yapmak.Ananem öyle düzensiz de değil.Yemeklerin sıraları var..Çorba varsa salata da olacak.. Sonra misafirine sakızlı muhallebi yapardı.O lezzeti ne Algida ne de Dr Oetker verir bana. Sütü alır komşudan sonra da evindeki ikinci kalite kırık pirinci bir tahta tabanın üzerinde boş bir kavanoz ile granül haline getirmeye çalışır.Sonra da sakız koyar muhallebisinin içine..Üzerini tarçınlar süslerdi ama o ben tarçınsız isterdim kendime küçük bir tabakta.

    Cumbalı evler fazla kalmadı..Ne yazık ki çoğu yıkıldı..Özellikle Uzun Çarşı civarında çok güzel evler var hala.Öyle bir evi alıp restore ettirmek ve oraya yerleşmeyi düşünüyorum ilerde.

    Yaz geceleri dedem hasır serdirirdi.Hasır nedir bilirsiniz değil mi? Uzun krem rengi bir yer örtüsüdür ..Bir bitkiden yapılır..Ama hangi bitki olduğunu hatırlamıyorum.Onun üzerinde yıldızları seyretmek ve uyumak çok güzeldi..

    Konsollardan bahsetmişsiniz..Teyzemin kayınvalidesinden kalma bir konsol vardı.Bahsettiğiniz gibi dev bir ayna da bu konsola eşlik ederdi."Ayna ayna güzel ayna benden güzel kim var?" diyesi geliyordur herhalde teyzemin her seferinde..Bir komşumuzun evinde de vardı o dev aynadan..Aynalı dolaplar vardı.Ama bildiğimiz modern tarzda değil.Koyu kahverengi ve üzeri kıvrım kıvrım şekil dolu eski dolaplar..TV konsülü gibi kullanılıyordu bazıları.

    Bu arada Turp Otunu hatırlar mısınız? Ekşileyip salata olarak çok yer Ödemişliler..

    Bana çocukluğunu hatırlattı yazdıklarınız.O tıngır mıngır mutfaktan tabak tabak yemek çıkardı.Bereket mi yoksa hüner mi? Ananemi çok seviyorum.Hiç bizi aç ve açıkta bırakmadı.
  • User photo
    Erol Erdoğan
    (not a XING member)
 
Sign up for free: