Club Ankara
Posts 1-1 of 1
-
Adnan Doğan Group moderatorThe company name is only visible to registered members.KAZAN AĞLAR
Kış yerini ilkbahara bırakmaya hazırlanmaktadır. baharla birlikte gelen kuşların sesi, güzel bir şarkının melodisi gibi... o gün güneş bir başka doğmuştur haydan'a.
hallardan hasan ağayı gören kalabalık ayağa kalkar. elini kaldırır, "vurun der. davullar vurmaya, zurnalar çalmaya başlar. haydanın erkekleri yavaş yavaş gelirler meydana... parmakları arasında bıçaklarıyla çıkar aziz, oynar doyasıya.
hasan ağa bakışlarını damadın üzerinde toplar. bu bakışların anlamını bilen halil, arkadaşlarıyla oynamaya başlar...
"vur patlasın, çal oynasın..."
bir feryat yükselir yürekleri dağlayan, içler acısı... davullar susar, kalabalık ne olduğunu anlamaya çalışır.
o garip sıkıntı, yüreği sızlar. gülümseyen güneşe bakar. evinden yükselen feryadı dinler. hallardan hasan ağanın sevgili eşi kozak kızı kerime Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur.
düğün dernek bozulur. damat halil ağlar, çakıcılardan gelin koca hatice ağlar... kerpiç evin duvarına yaslanan aziz ağlar.
çaresizdir hasan ağa. yanaklarından damlalar akar. o şimdi ne yapsın? hanımı kerime'nin zamansız gidişine mi üzülsün, yarım kalan düğüne mi?...
Köyceğizli Tahsin Panpurcu'nun dediği gibi:
"bir halise kırksekiz yıl hükmetti ömrüme
nihayet bıraktı gitti kaldım kendi kendime
neden gittin, gittin de sanki iyi mi ettin?"
günler ayları kovalar, hasan ağa; "ölüm hak, yaşamak ta... kurulsun düğün dernek, çalsın davullar..." der.
kalabalık toplanır, güneş gene o bildik haliyle gülümsemektedir... damat halil ile birlikte kardeşi aziz ve ağabeyi mehmet birlikte oynarlar...
gecenin karanlığında kalabalık dağılır, uyuyamaz sıkıntılıdır hasan ağa. "sabah ola, hayır ola..." der. karanlığın içinden çıkıp gelen güneşi izler. güneşin gülümsemesindeki acıyı hisseder yüreğinde. suyun akışını seyreder, ağaçtaki kuşun sesini...
zamansız giden hanımı kerime'yi özlemektedir.
"ağabeyim uyanmıyor" sesiyle irkilir. bir ateş düşmüştür yüreğine, konuşamaz. ağır adımlarla çıkar kerpiç evin merdivenlerini. elleriyle göz kapaklarını kapatır halil'in. sarılıp ağlamak, haykırmak ister. sert bakışlarını aziz'e çevirir, gitmesi ile yalnız kalmıştır.
ellerinden tutar, yanaklarından okşar, öper öper...
iki damla gözyaşı düşer damat halil'in yüzüne...
toprağı talihsiz damat ağabeyi halil'in üstüne atan aziz, dayanamaz haykırır:
"kazan ağlar kazan ağlar
su kaynar kazan ağlar
anam yok ki ağlasın
mezarımı kazan ağlar..."
haydan yastadır. hasan ağa ağlar, oğlu mehmet ağlar. gecenin karanlığında güneşi cama çizemeyen aziz ağlar...
ya koca hatice, o ne yapsın?...
aradan zaman geçer. sert bakışlarını aziz'e diken hasan ağanın sıkıntısı sesine vurur.
- anan öldü, ağabeyin halil öldü. şimdi bu geline uğursuz derler, hatice ile sen evleneceksin...
şaşırır, afallar aziz. oysa kimselere deyemediği sevdiği emine'si vardır...
kalabalığın ortasında sert bakışları ile dolaşmaktadır hasan ağa.
bağırır:
- tiz elden vurulsun davullar. vurun bire vurun...
kıratın üstünde başı omuzları arasında çakıcılardan koca hatice hallardan hasan ağa oğlu aziz'e gelin gelir...
atın üstündeki koca hatice'ye bakan aziz, dalar gider.
ilk düğünde kaybettiği anasını düşünür...
ikinci düğünde düğün gecesi ölen ağabeyi halil'in üstüne toprak attığı anı hatırlar ve için için kendi halinde mırıldanmaya başlar:
"kazan ağlar kazan ağlar
su kaynar kazan ağlar
anam yok ki ağlasın
mezarımı kazan ağlar..."
Adnan Doğan / Muğla
Not:
1- ilk düğünde ölen hasan ağa eşi damadın anası kozak kızı kerime 1875-1930
2- ikinci düğünde ölen hallardan hasan ağa oğlu damat halil 1910-1930
3- hallardan halil oğlu hasan ağa 1870-1938
This post was modified on 15 Apr 2008 at 02:09 am.- 15 Apr 2008, 02:08 am
