Izmir Business Club
Posts 1-1 of 1
-
Serhat GüneşThe company name is only visible to registered members.nefeslenelim, Alaçatı
İzmir den Çeşme istikametine gelirken bizleri karşılayan beyaz kanatlı modern yel değirmenleri bizlere Hoş Geldiniz derler. Biraz daha Çeşme’ye yaklaştığımızda da seneler sonrasında görevlerini tamamlamış olmanın yorgunluğuyla eski tas yapılı tahta kanatlı eski yel değirmenleri size biraz daha ipucu verir Alaçatı hakkında. Ve sonrasında deniz kenarına ulaştığımızda tertemiz iyot kukusu ciğerlerimize dolar tüm tazeliği ile. Ve bir baktığınızda etrafınıza bir yanda tüm tazeliği ve serinliği ile deniz, bir yanda da kendine özgü dar sokakları, tas yapıları ile tarih kokan şehir. Bir anda çocukluğumuza oturuverir bizleri alçak gönüllü, doğal yapısıyla. Bir zamanlar Arnavut kaldırımlı sokaklarda saklambaç oynadığımız günlere doğru.
Öğle vakti gelipte güneş yakmaya başladığında dayanılmaz bir istekle kendinizi deniz kenarında buluvereceksiniz. Alaçatı koyu, Ege kıyılarında yer alan sayısız koydan biri. Ama hiç dinmeyen rüzgârı ve kıyıdan altmış-seksen metreye kadar gitsekte bir buçuk metreyi geçmeyen derinliği Alaçati Koyunu dünyada benzersiz rüzgâr sörfü alanlarından biri haline getirir.
Piri Reis de “Kitab-ı Bahriye”de “Alaca at limanında deniz yufkadır”diyerek koyu taa zamanlardan ne güzel tarif etmiş. Yani onca rüzgâra rağmen denizden dip yapısından dolayı koyda dalga yüksekliği sörfçülerin tadını kaçıracak boyuta ulaşmıyor. Alaçatı’da rüzgâr, yaz boyunca kuzey yönlerinden genellikle 15-25 knts(knots)süratle eser. Mayıstan ekime kadar süren rüzgâr sezonunda koy rüzgâr Sörfçülerinin Birleşmiş Milletleridir. Alaçatı’da. Karavanı veya çadırı ile gelip bütün kamp yapanlar olduğu gibi, sadece yarışmacıların kısa sureli uğrayanlarda var.
Alaçatı bu özellikleri ile yeni başlayan sörfçüler içinde ideal bir eğitim sahası. Dolayısıyla, hem ustalar hem de acemiler için gözde bir sörf merkezi. Sığ sularda yeni başlayanlar tecrübelerini geliştirirken imbat rüzgârlarıyla ustalar limitlerini zorlarlar. Bu özellikleri ile de Ulusal ve uluslararası pek çok yarışma bu koyda düzenleniyor.
Alaçatı’da Parke taşlı Arnavut kaldırımlarının süslediği daracık sokakları iki katli, cumbalı taş evler çevreler. Sokaklarda, camisinde, antikacı dükkânında yörenin kültür zenginliğine tanık oluyorsunuz. Bu kültür Alaçatı’nın tarihinden kaynaklanıyor. Çeşme yöresi 16.yüzyıla kadar, Anadolu’nun dış ticaret kapısıydı. Sakız adasındaki Cenevizli tüccarlar,1566′da Osmanlıların Ada’yı fethetmesinden sonra bölgeyi terk ettiler. Ve ticari üstünlük İzmir’e geçti.850′lili yıllarda Alaçatı’nın güneyindeki bataklığın kurutulması için çalıştırılmak üzere, çevre adalardan Rum işçiler getirilir. Adalı Rumlar da Alaçatı’nın inşasına katılarak, buraya yerleşirler, ,bağcılık yapmaya da başlarlar. Sonra Yugoslavya ve Makedonya’dan gelen göçmenler de bu topluluğa katılır. Ama savaşla birlikte göçmenler Anadolu’nun içlerine gitmek zorunda kalırlar. Ancak Kurtuluş Savaşından sonra dönerler ve bu kez de aralarına Selanik, Girit ve İstanköy göçmenlerime katılır. Bu katılımla beraber tütüncülükte baslar. Bu tarihi hareketlilikte Alaçatı’ya bu günkü zenginliğini kazandırır. Cami, cumbalı taş evler, değirmenler bu kültür hareketlerinin en güzel kanıtlarıdır. Günümüzde Alaçatı’nın tarıma elverişli kısımdaki topraklarında halen anason, zeytin, soğan ve enginar yetiştiriliyor. Alaçatı rüzgârı ve denizi yaşamak istemelere olduğu kadar, Anadolu kültürünü de tatmak isteyenlere bu zenginlikleri ile doyulmaz tatlar sunuyor.
İzmirde dekorayon ve mimarlık hakkında tüm sorularınızı benimle paylaşabilirsiniz
kaynak:
http://www.izmirmimar.com/?p=119
- 29 Apr 2011, 12:58 pm
