Zaman Yönetimi

Zaman Yönetimi

Posts 1-2 of 2
  • Havva KARA
    Havva KARA    Group moderator
    The company name is only visible to registered members.
    19 Mar 2012, 8:21 pm
    ateşböcekleri ...
    Hayallerim,
    Canlı ışık lekecikleri,
    Karanlıkta gözkırpıştıran
    Ateş böcekleridir.

    O dikkati çekmeyen,
    Sesleri, yol kıyısı hercailerinin
    Mırıldanır bu gelişigüzel çizgilerde.

    Zihnin uykulu karanlık mağaraları içinde,
    Rüyalar
    Günün kervanından dökülen parçalarla,
    Yuvalarını yaparlar.

    Bahar, geleceğin meyveleri için değil
    Fakat bir anın kaprisi için
    Çiçeklerin petallerini saçar.

    Neş'e kımıltısız yerin zincirinden kurtulmuş
    Sayısız yapraklara doğru
    Koşar ve dans eder
    Bir gün için havada.

    Hiçbir önem taşımayan kelimelerim
    Zamanın dalgaları üstünde hafifçe dans edebilirler,
    Mana ile ağırlaştıkları zaman dibe çökerler.

    Zihnin derinliklerinde güveler
    İnce kanatlarını büyütürler;
    Ve veda ederek uçuşurlar,
    Gün batımı göğünde.

    Kelebek ayları değil, fakat an'ları sayar
    ve yeter zamana sahiptir.

    Benim düşüncelerim, kıvılcımlar gibi, kanatlanmış
    Sürprizler üzerinde giderler,
    Tek bir gülüş taşıyarak.
    Agaç sevgi ile bakar kendi güzel gölgesine
    Buna rağmen onu hiçbir vakit kucaklıyamaz.

    İzin ver, güneş ışığı gibi, aşkım seni sarsın
    Ve yine de aydınlık özgürlügü versin sana.

    Renklendirilmiş kabarcıklardır günler,
    Dipsiz gecenin yüzüne çıkan,

    Hatırlamanı istemek için armağanlarım çok küçüktür;
    Ve bunun için
    Onları sen hatırlamalısın.

    Çıkart, at ismimi armağandan;
    Bir yük olacaksa,
    Ancak şarkım kalsın.

    Nisan, bir çocuk gibi,
    Çiçeklerle tozlar üzerine hiyogralifler yazıyor.
    Onları siliyor ve unutuyor.

    Hatıra, rahibe, hali öldürüyor,
    Ve onun kalbini ölü geçmişin türbesine sunuyor.

    Mabedin kasvetli heybetinden
    Çocuklar tozda oynamak için dışarı koşuyorlar,
    Tanrı onların oyununu seyre dalıyor,
    Ve rahibi unutuyor.

    Zihnim, düşüncelerinin akışında
    Birdenbire yanan bir ışık gibi çalışmaya başlar,
    Asla tekrarlanmıyan akıcı notasıyle bir küçük ırmak gibi.

    Dağda, sessizlik kendi yüksekliğini bulmak için
    kabarmaktadır,
    Gölde, hareket kendi derinliğini tahayyül etmek için
    hareketsizleşir.

    Veda eden gecenin
    Sabahın kapalı gözlerine kondurduğu öpücük
    Şafak yıldızında parlıyor.

    Ey bakire, senin güzelliğin bir meyve gibidir,
    Henüz olgunlasmamış ve açılmamış bir sırla dopdolu.

    Onun anısını yitiren acı
    Kuş seslerinden uzak,
    Fakat yalnız ağustosböceğinin ıslığının duyulduğu sessiz karanlık saatler gibidir.

    Gerilik onun öldüren bir pençe ile gerçeği elinde güvenle
    tutmaya çalışır.
    Zayıf bir lambayı canlandırmayı arzulayarak uzun gece
    bütün yıldızlarını ışıklandırır.

    Hernekadar O
    Dünyayı
    -Gelini-
    Kollarında tutuyorsa da,
    Gök,
    Sonsuzluğa kadar
    Uzaktadır.

    Tanrı, dostlar arar ve sevgi diler,
    Şeytan, eserler arar ve itaat ister.

    Toprak hizmetine karşılık
    Ağacı kendisine bağlar,
    Gök ise hiçbir şey istemez
    Ve onu özgür kılar.

    Çocuk, tarihin tozu ile aydınlanmış
    Yaşı bilinmiyen zamanın gizliliği içersinde
    Edebi olarak oturmaktadır.

    Uzakta olan O,
    sabahleyin bana geldi,
    Işık tarafından alınıp götürüldüğünde daha da yakınlaştı.

    Beyaz ve pembe zakkumlar buluştular
    Ve, ayrı lehçelerde neş'e ile eğlendiler.

    Sessizlik
    Kendi kirlerini
    Süpürüp yürüyünce
    Fırtına olur.

    R.Tagore
  • User photo
    Işıl İcan
    (not a XING member)
    19 Mar 2012, 8:26 pm
    Re: ateşböcekleri ...
    Sessizlik
    Kendi kirlerini
    Süpürüp yürüyünce
    Fırtına olur.

    Çok güzel ellerine sağlık Havvacığımm..