Şenol Sarısaç

You can only view this photo if you sign up to XING.

Şenol Sarısaç

Akdeniz Üniversitesi Turizm Meslek Yüksek Okulu

Antaya'da tüm cep telefonu ihtiyaçlarınız için

(The company name is only visible to registered members)

Contact Şenol Sarısaç!

All you need to do is sign up for free on XING.

Contact now

Personal information

Professional experience (6 years, 2 months)

  • Oct 2009 - present

    (2 years, 8 months)

  • Mar 2005 - Aug 2008

    (3 years, 6 months)

  • Employment status
    Executive

Educational background

  •  

About me

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
 
SEVGİNİN ÖNÜNDE
Bütün insanları dostun bil, kardeşin bil
Sevincin ürünüdür insan, nefretin değil
Zulmün önünde dimdik tut onurunu
Sevginin önünde eğil
 
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini
 
HAYATIM...
Öyle bir hayat yaşıyorum ki ,
Cenneti de gördüm , cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm ,pes etmeyi de.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki ,
son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...
GÜLÜMSE
 
Bir gece düşün
düşün ki içinde binlerce günah ve sevap gizli
lakin,tüm canlılar sağır,tüm yaşayanlar kör
 
Bir anne gibi düşün kendini
düşün ki bir yanında süte kesmiş bir evlat
bir yanında isyana durmuş bir yürek
ve ayrılmaya yüz tutmuş, çekip gidecek bir insan
 
Bir kuş gibi düşün kendini
zamanı gelince diyardan diyara göçer gibi
göçüp her diyarda kanat çırpan bir yaralı aşk gibi
 
Bir deniz gibi düşün kendini
şimdi bütün kara parçaları arasında
mas mavi deniz içinde binlerce canlı gibi
 
Bir gökyüzü düşün
düşün ki yağmurlar sevdanı arıtmakta
güneş ufakta doğan aşka gülücükler yağdırmakta
 
Bir gökkuşağı düşün
düşün ki içinde bütün renkler sevda dan başı dönen yürekte sarhoş olmakta
 
Bir sokak düşün
düşün ki seni aydınlatmak için bekleyen binlerce ışık göz kırpmakta
 
Bir uçurtma düşün
düşün ki kendi masumiyeti bir çocuğun masumiyetinin elinde
 
Bir yar düşün
düşün ki kendi hüznü kendini boğmakta
ve mutluluk bir tutam bulut gibi savurmakta
 
Bir şiir düşün
düşün ki her dizede şair seni haykırmakta
 
Şimdi bir ben düşün
düşün ki yürek harap, düşün ki ruh bedbaht
 
ve
 
seni anan yürekte sevda bir kıyamet aşk bir garip yolcu
seni sende arayıp sende yok olmaya hazır bir nefer oldu yürek
 
hadi şimdi gülümse
 
yanan dudaklarında hasrete yatmış şu gönülde yasağa dönmüş sevdam
 
Bir bende, gönüldeki düşler kuş misali havalanmış
Bir bende yangın var
Bir bende afata durmuş anlar
 
hadi gülümse, gülümse
seni bekleyen anlar artık bir sevda yangını
hadi gülümse, gülümse...
.
Ali Yavuz Fırat
 

Search the XING network

Find new business contacts on XING and get back in touch with old contacts!