Probleme beim Einloggen
Tarık Özavcı Otomotiv sektöründe rekor sesleri
Geçen yılı Cumhuriyet tarihinin satış rekoruyla kapatan otomotiv sektöründeki pazarın, bu yılın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında büyüdüğü bildirildi.
Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Adana'da, yaptığı açıklamada, sektörün 2011 yılına umduklarından çok daha iyi bir performansla başladığını söyledi.
Yılın ilk 4 ayındaki satışların sektörde yüzleri güldürdüğünü belirten Aybar, sektöründeki pazarın, bu yılın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 oranında büyüdüğünü vurguladı.
Aybar, bu büyümenin kendileri için önemli bir mesaj olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
''Türkiye'de artık geçen yıl satışlarda başlayan yüksek ivmenin devamını yaşamaktayız. Bütün mesele Türkiye'nin bunu artık belirli bir istikrara oturtmuş olması. Satışlarda istikrar olduğunda stok ve ön planlamalar sağlıklı yapılabiliyor, ekonomik çözümler bulunabiliyor. Bu hepimize tüketiciye de faydalı oluyor.
İstikrarı devam ettirmedeki önemli unsurlardan birinin de kredi oranlarının aynı şekilde devam ediyor olması. Munzam karşılıkların artırılması Nisan ayında belli bir frenleme yaptı. Bunu da doğal karşılıyoruz.
Zaten bu senenin toplamını geçen senenin ayarında bekliyorduk, bu ayarı da bana göre yakalayacağımız görülüyor. Önemli olan bundan sonraki yıllarda da Türkiye'deki bu yüksek potansiyelin kendisini pazarda göstermesi.
Tahminim bu ilerlemenin bu şekilde devam edeceği yönünde. Gerek makro ekonomik istikrarın devamlılığı gerekse Türkiye'deki ekonomik büyümenin devamlılığı bize bu ümitleri sürdürüyor.''
'ÖNEMLİ OLAN İSTİKRARLI BÜYÜMEK'
Sektörün geçen yılki satışlarının rekor olduğunu anımsatan Aybar, şöyle devam etti:
''Bu yıl geçen senenin ayarında hatta biraz yukarısında bir satış rakamı bekliyoruz. Zaten bu da yeni rekor anlamına geliyor. Ama bizim için önemli olan istikrarlı büyümek.
İstikrar içinde her yılın belli bir ritm içerisinde yakalanması, yoksa inişler çıkışlar verimi öldürüyor. Verim olmayınca da üretimdeki genişlemenin yanı sıra yeni yatırımlar sorgulanmaya başlanıyor. Bu nedenle şu andaki gidişat bizim için önemli.''
Aybar, Renault'un uzun yıllardır binek otomobilde en çok satan marka olduğuna dikkati çekerek, liderliklerini bu yılda yüzde 16'lık pazar payıyla sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
Tarık Özavcı İlk aşkım otomobil!
Atatürk Havaalanı, koleksiyoner Süleyman Dilsiz’in 17 yıl boyunca topladığı otomobil reklam afişlerinden oluşan bir sergiye ev sahipliği yapıyor
‘1895’ten 1975’e Otomobilin İlkleri’ adlı sergi 10 Haziran’a kadar dış hatlar terminalinde izlenebilir. Koleksiyoner Süleyman Dilsiz 17 yıl boyunca 900 adet otomobil reklam afişi topladı. Ve bu afişlerden bir sergi yapmaya karar verdi. Seçtiği afişlerden 139’u şu anda Atatürk Havaalanı dış hatlar terminalinde “1895’ten 1975’e Otomobilin İlkleri” adıyla sergileniyor. Sergi 10 Haziran’a kadar görülebilecek. Çocukluğundan beri otomobil meraklısı olduğunu, bugün de otomotiv sektöründe çalıştığını belirten Süleyman Dilsiz, en iddialı otomobil afişi koleksiyonlarından birinin kendinde bulunduğunu söylüyor.
Dilsiz: “Geçmişten günümüze reklam afişlerini sırayla incelediğimizde, kitlesel otomobil tüketiminin evrimini tıpkı bir film gibi izliyoruz” diyor. Sergi, insanların otomobile nasıl alıştığının bir aynası gibi görünüyor. 1930’lu yıllardan itibaren, insan hayatının önemli bir parçası, gezilerin vazgeçilmezi olarak resmedilen otomobil, daha öncesinde sadece pahalı bir nesne olarak karşımıza çıkarken, 60’lı yıllara gelindiğindeyse, artık “Ford Mustang”, Steve McQueen’le birlikte “Bullitt” adlı filmin başrol oyuncusu oluyor.
“Direksiyonlu, aydınlatmalı, silecekli, klaksonlu, hava yastıklı ya da üstü açılan ilk otomobiller hangileri?” merak ediyorsanız bu sergiyi kaçırmayın. Mesela, fiberglastan yapılan ilk dört kapılı sedan otomobil Anadol, dünya otomotiv tarihinin ilklerindenmiş burada öğreniyoruz. Sonrasında merakımız iyice artıyor ve Süleyman Dilsiz’le ufak bir söyleşi yapıyoruz. “Nereden buluyorsunuz bu afişleri?” diye sorduğumuzda, “Müzayedelere gidiyorum. İstanbul ve Anadolu’da sahaf sahaf geziyorum. Bazen bir sahafta 4-5 saat geçirdiğim oluyor. Takvim-i Vekayi’den Tan Gazetesi’ne bütün arşivleri tarıyorum. Dergi ve okul yıllıklarındaki reklam sayfalarını asla atlamıyorum. Bazıları, ‘Bir kâğıt parçasına bu kadar para verilir mi!’ diyerek dalga geçiyor ama ben hiç aldırmıyorum” diye anlatıyor yıllardır peşini bırakmadığı afişlerle ilgili macerasını. Hatta bir defasında afişleri gümrükten Türkiye’ye sokarken, görevlilerin, tarihi eser kaçakçılığı yaptığından şüphe ettiklerini hatırlıyor gülerek. Dilsiz’in koleksiyonu sadece yerli otomobillerden değil, tüm dünya markalarından oluşuyor. Endüstriyel üretimde bir devrim yaratmış olan 1908 model Ford T’den tutun da 50’li yılların Mercedes’lerine geniş bir arşivle karşılaşıyoruz.
1971 doğumlu koleksiyoner şu sıralar İngiltere’den gerçek bir Ford T getirmeye çalıştığını söylüyor. Otomobil sevdalısı Dilsiz’in hedefi ise koleksiyonunu biraz daha büyüttükten sonra bir milli otomotiv müzesi açmak.
18952TEN BUGÜNE OTOMOTİVİN İLKLERİ
-İlk dünya otomobil hız rekoru 63 km ile 1903’te A.Winton marka otomobilden geldi.
-Osmanlı İmparatorluğu’nda kamu hizmetleri için ilk kez 1909’da otomobil kullanıldı.
-1923 yılında İstanbul’da ilk defa üç adet yangın söndürme aracı (arazöz) satın alındı.
-1931 yılında İstanbul Belediyesi ilk kez üç tane Renault marka minibüs aldı. Bu minibüsler Taksim-Beşiktaş hattında çalışmaya başladı.
-1908’le 1914 yılları arasında imparatorluğun İzmir, Bursa, Adana gibi büyük şehirlerinde toplamda sadece 150 araç bulunuyordu.
Alihan MESTCİ - HT CUMARTESİ
Tarık Özavcı Renault’nun torunları hisselerini geri istiyor
Fransız otomobil devi Renault’nun kurucusu Louis Renult’nun torunları, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerle işbirliği yaptığı gerekçesiyle dedelerinin elinden alınan fabrikadaki hisselerini geri istiyorlar
Renault’nun 8 torunu adına konuşan avukatları Thierry Levy, mirasçıların paradan çok dedelerinin Nazi işgali rolünü tartışmak üzere bu davayı açtıklarını açıkladı.
NASIL ÖLDÜĞÜ BİLİNMİYOR
Paris’in 1944 yılı Eylül ayında Nazi işgalinden kurtulmasından hemen sonra “işbirlikçi” olduğu gerekçesiyle tutuklanan Louis Renault, tutuklandıktan bir ay sonra, henüz yargılanmadan ölmüş, ölüm nedeni açıklanmamıştı. Renault’nun dul eşi ise, kocasının devlet tarafından öldürüldüğünü iddia etmişti. Renault öldükten bir ay sonra, yine 1994 yılının ekim ayında ise o zamanki sermayesi 240 milyon frank olan otomobil fabrikası parlamento kararıyla kamulaştırılmıştı.
Geçen yaz Nazi kurbanları için yapılmış bir anıta, Louis Renault’nun Naziler için ürettiği bir panzer önünde Adolf Hitler’le birlikte çekilmiş olan bir fotoğrafı konmuş, ancak bu fotoğraf aile tarafından anıttan kaldırtılmıştı.
Tarık Özavcı En çok kaza hangi ay, gün oluyor?
Uzmanlar, kazaları meydana geldiği zamana göre sınflandırarak Trafik Kaza İstatistiklerini raporlaştırdı. En çok kaza hangi ay, hangi gün hangi saatler arasında oluyor?
''Trafik Kaza İstatistikleri'' raporuna göre, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları en çok temmuz ayında, cumartesi günleri ve günün 17.00 ile 18.00 saatleri arasında meydana geliyor.
AA muhabirinin Emniyet Genel Müdürlüğü ile Türkiye İstatistik Kurumu'nun ortaklaşa hazırladığı ''Trafik Kaza İstatistikleri'' raporundan derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 2009 yılında 14 milyon 316 bin 700 taşıt trafikte seyretti. Bu araçlardan 146 bin 964 bini kazaya karıştı.
Kayıtlara ''ölümlü ve yaralanmalı'' olarak geçen 111 bin 121 kazada toplam 4 bin 324 kişi hayatını kaybetti ve 201 bin 380 kişi de yaralandı. Bu kazaların 76 bin 429'u yerleşim yerinde 34 bin 692'si de yerleşim alanı dışında meydana geldi. Yerleşim yeri dışındaki kazalarda hayatını kaybeden 2 bin 775 kişi, kazalarda hayatını kaybedenlerin yüzde 64,2'sini oluşturdu.
Kazaları meydana geldiği zamana göre sınflandıran uzmanlar, en fazla kazanın temmuz ayında yaşandığını tespit etti.
20 milyon 406 bin 739 sürücü belgeli kişinin olduğu 2009 yılının temmuz ayında, 9 bin 746 trafik kazası yaşandı. Bu aydaki kazalarda 255 kişi hayatını kaybetti, 18 bin 530 kişi de yaralandı.
9 bin 263 kaza sayısıyla ağustos en çok kazanın yaşandığı ikinci ay olurken, en az kazanın yaşandığı ay ise 5 bin 393 kazayla şubat oldu.
Aylara göre, polisin sorumluluk alanında yaşanan trafik kazaları ve sonuçlarına ilişkin tablo şöyle:
kullan
-EN ÇOK KAZA CUMARTESİ GÜNLERİ YAŞANDI
Emniyet ve jandarma ekiplerinin kayıtlarına göre ölümlü ve yaralanmalı kazalar en çok cumartesi günü meydana geldi. Cumartesi günleri yaşanan 13 bin 680 kazanın 365'inde can kaybı yaşandı. Cumartesi günlerindeki kazalarda 471 kişi yaşamını kaybederken 25 bin 149 kişi yaralandı.
''Haftanın günlerine göre trafik kazası ve sonucu''na ilişkin raporda ise cuma günleri 13 bin 616, pazar günleri 13 bin 115, pazartesi ise 13 bin 66 kaza yaşandığı tespit edildi. En az kaza meydana gelen gün ise çarşamba.
Haftanın günlerine göre, polisin sorumluluk bölgesinde yaşanan trafik kazaları ve sonuçlarına ilişkin tablo şöyle:
kullan
-17.00 İLE 18.00 SAATLERİ ARASINDA TRAFİĞE ÇIKMAYIN-
Kazaların en az görüldüğü zaman diliminin 00.00 ile 05.59 saatleri arasında olduğu belirtilen rapora göre, söz konusu zaman diliminde toplam 9 bin 443 kaza yaşandı ve kazalarda 572 kişi hayatını kaybetti.
Verilere göre, karayollarında en çok can kaybının yaşandığı zaman dilimi saat 12.00 ile 17.59 arası. Bu zaman diliminde meydana gelen 34 bin 154 kazada 899 kişi hayatını kaybetti ve 57 bin 501 kişi yaralandı.
Kazaların en yoğun yaşandığı saat tespitinde dikkat çekici veriler ortaya çıktı. Salı, çarşamba, perşembe, cuma ve pazar günleri trafik kazalarının saat 17.00 ile 17.59 arasında yoğunlaştığı belirlendi.
Trafik Kaza İstatistikleri raporuna göre, ölümlü ve yaralanmalı kazaların yaklaşık yüzde 60'ı gündüz, yüzde 30'u da gece meydana geldi.

Moderatoren

Infos zu den Moderatoren

Über die Gruppe "Tuning & Caraudio"

  • Gegründet: 06.01.2011
  • Mitglieder: 62
  • Sichtbarkeit: offen
  • Beiträge: 23
  • Kommentare: 9