Probleme beim Einloggen
Nur für XING Mitglieder sichtbar Evren de Yaşlanır, İnsan da...!
mektup
Benim yaşlandığımı düşündüğün gün (ki yaşlı olmayacağım),
Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…
Yemek yerken üstümü kirletirsem… üzerimi değiştirecek gücüm yoksa…
Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla...
Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme… beni dinle.
Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.
Banyo yapmak istemediğimde;
Beni utandırma yada azarlama…
Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla…
Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen… bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı… eğer hatırlayamazsam, sinirlenme… çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.
Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim…
İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi…
Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.
Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde...
… bana elini ver…
Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.
Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi…
kızma… Birgün anlayacaksın…
yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,
Bir gün şunu anlayacaksın:
hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve
senin yolunu hazırlamaya çalıştım
Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın yada güçsüz hissetme kendini.
Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.
Yürümeme yardımcı ol… ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme....
Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.
Seni çok seviyorum oğlum/kızım….
Ve hep seveceğim…
Bunu sakın unutma…
BABAN
( ENTELEKTÜEL)
Nur für XING Mitglieder sichtbar Bakış Açısı...
Bakış Açısı
Durum # 1: NASA uzaya astronot gonderdiginde tukenmez kalemlerin yer
cekimi olmayan ortamda calismadigini fark etti (yercekimi olmadigi
icin murekkep kagidin uzerine akmiyordu).
Cozum # 1: Bu problemin cozumu NASA'ya ilave 12 milyon dolara maloldu.
Oyle bir tukenmez kalem urettiler ki bu kalem yercekimsiz ortamda,
yukari yonde, suyun altinda ve sifirin altindan 300 C'ye kadar olan
sicakliklarda yazi yazmaya olanak sagliyordu.
Cozum # 2: Peki Ruslar ne yapti...?? Kursun kalem kullandilar. :))
===========================================================
Durum # 2: Japon yonetim sistemindeki en hatirda kalir calismalardan
bir tanesi Japonya'daki en buyuk kozmetik firmalarindan birinde
yasanan bos sabun kutusu problemidir. Musterilerden birisi firmaya,
aldigi sabun kutusunun bos oldugu konusunda sikayette bulunmustur.
Yetkililer hemen, uretilip paketlenen sabun kutularini sevkiyat
birimine gonderen hatti izole ettiler. Bu sirada bir sekilde bir sabun
kutusunun hattan ici bos sekilde gectigi tespit edildi.
Yonetim, muhendislerine problemi cozmesi icin talimat verdi.
Cozum # 1: Muhendisler iki kisi tarafindan kullanilan yuksek
cozunurlukte bir X-isini cihazi tasarlamak icin ciddi ugras verdiler.
Bu sayede hattan gecen butun sabun kutulari izlenebilecek ve bos
olmadiklarindan emin olunacakti.
Cozum # 2: Kucuk bir sirketteki siradan bir isci ayni problemle
karsilastiginda, X-isini vb karmasik seylerle ugrasmadi, onun yerine
farkli bir yol buldu. Guclu endustriyel bir elektrikli vantilator
alarak hatta dogru yoneltti. Vantilatoru actigi anda dolu olan kutular
hattan gecerken bos olanlar hattin disina dogru savruldu.
Nur für XING Mitglieder sichtbar BU GÜNKİ KOMPOZİSYONUM....DOSTLARI OLMALI İNSANIN...
BU GÜNKÜ KOMPOZİSYONUM....
ÖYLE ÇOK DEĞERLİYMİŞ Kİ ZAMAN...
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm , cehennemi de...
Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm , pes etmeyi de...
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
...Kendime bir sahne buldum oynadım,
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım...
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki " söz ver kendine "
Denizleri seviyorsan , dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan , önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan , düşmeyi de bileceksin,
Korkarak yaşıyorsan , yanlızca hayatı seyredersin...
Öyle bir hayat yaşadım ki , son yolculukları erken tanıdım.
Öyle çok degerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan anladım...
DOSTLARI OLMALI İNSANIN...
Dostları olmalı insanın, Aynen gemilerin limanlari gibi ..Zaman zaman uğradığın Yükünü boşalttığın ..Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda ../Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,../ Geri döneceğin günü bekleme umuduyla ../ Bazen rüzgara o açmalı yelkenini../ Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla ../ Halatlarını çözmeli ../ Seni çok ama çok özlemeli
Dostları olmalı insanın,../ Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen../ Düşünmediklerini düşündüren../ Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen../ Gerektiginde senin için ateşi yutabilen ../ Yolunu ısıtan ustan olmalı,../ Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini../ Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde../ Üzerindeki tek gömleğini
BİR KADIN GİTTİĞİNDE....
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde "yetim-öksüz" kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle
saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler...
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker "sarıkız".
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz
Değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir
Koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında;
Bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci...
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde...
Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar,
dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki "Dikkat et..." duyulmaz,
Annesi gitmiştir "geç kalma"nın.
Kadınlar,arkalarında büyük boşluklar bırakarak
giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında
Ve bir kadın gittiğinde pek çok "yetim" bırakmıştır arkasında.
Hayatınızdaki kadını yitirmemeniz dileğiyle...
(hepsi alıntı)

Moderatoren

Infos zu den Moderatoren

Über die Gruppe "UFO Fenomeni (Dünyada ve Türkiye'de UFO Olayları, Düşünceler, Gerçek Olaylar)"

  • Gegründet: 10.06.2009
  • Mitglieder: 52
  • Sichtbarkeit: offen
  • Beiträge: 84
  • Kommentare: 166